Exposed to the wind türkçesi Exposed to the wind nedir

  • Rüzgar alan.

Exposed to the wind ingilizcede ne demek, Exposed to the wind nerede nasıl kullanılır?

Exposed : Işığa tutulmuş (film). Maruz. Korunmasız. Çıplak. Muhafazasız. Ortada. Açıkça. Maruz kalmış (kimyasal maddeye vb). Maruz kalan. Meydanda.

To : Ya. Kadar. Arasında. E. İle. -e göre. E doğru. -mek -mak (mastar). Ye. Göre.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Wind : Sarılmak. Açmak (yol). Rüzgar. Soluk. Döndürmek. Soluğunu kesmek. Bükülmek. Dolamak. Hava cıva. Zemberekli alıcılarda, motoru çalıştıran zembereği kurulu duruma geçirmek üzere kolu ya da anahtarı çevirmek.

Be three sheets to the wind : Zil zurna sarhoş olmak. Sarhoş olmak. Alkolle kendinden geçmek.

Fling to the winds : Kulak asmamak.

Sail close to the wind : Rüzgara yakın gitmek. Rüzgar istikametinde gitmek. Kendini tehlikeye atmak. Tehlikeyi göze almak. Orsasına seyretmek. Risk almak. Riskli işler yapmak. Tehlikeli sularda yüzmek.

Cast to the winds : Kabul etmemek.

Close to the wind : Hemen hemen rüzgara karşı. Alaborina.

İngilizce Exposed to the wind Türkçe anlamı, Exposed to the wind eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Exposed to the wind ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Windier : Daha rüzgarlı. Korkmuş. Rüzgarlı. Boş. Gaz yapan (yiyecek). Boş konuşan. Lafı uzatan. Endişeli.

Bleak : Rüzgara maruz. Çıplak. Akkefal. Umutsuz. Rüzgara açık. Sevimsiz. Tatsız. Tatlı su sardalyesi. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, 12 cm kadar uzunlukta, pullarını örten gümüşlü bir pigmentin yapay inci olarak kullanıldığı, avrupa ve anadolu ırmaklarında yaşayan bir balık türü. akbalık.

Bleaker : Umutsuz. Üzgün. Rüzgara açık. Rüzgara maruz. Rüzgarlı. Sevimsiz. Kara. Soğuk. Kasvetli.

Bleaks : Rüzgara maruz. Rüzgarlı. Kötü. Rüzgara açık. Kasvetli. Tatlısu sardalyası. Akkefal. Umutsuz. Kara.

Wind swept : Rüzgara bakan. Rüzgara açık.

Bleakest : Kasvetli. Rüzgara maruz. Rüzgarlı. Soğuk. Umutsuz. Çıplak. Kötü. Kara. Üzgün.

Windy : Hızlı. Lafı uzatan. Gevezelik. Geveze. Uzun ve boş laf dolu. Gaz yapan (yiyecek). Boş. Fırtınalı. Boş konuşan.

Windiest : Lafı uzatan. Gaz yapan (yiyecek). En rüzgarlı. Endişeli. Boş konuşan. Korkmuş. Boş. Rüzgarlı.