Extension tube türkçesi Extension tube nedir

  • Uzatma eki.
  • Uzatma tüpü.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Uzatma tüpleri.
  • Çok ufak konuların yakından ve büyük görüntülerini saptamak için, mercek yuvası ile mercek arasına yerleştirilen ve odak uzunluğunu artıran maden boru.

Extension tube ingilizcede ne demek, Extension tube nerede nasıl kullanılır?

Extension : Uzatılma. Germe, açma. uzatma. Genişletme. Aktarım eki. İç hat. Yayma. Kapsam. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. İlave. Uzatma.

Tube : Alıcı ışıtacı. Boru. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Metro. Yeraltı treni. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Tüp. İçlastik. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi.

 

Extension approach to pricing : Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın sattığı mala dünyanın her yerinde aynı fiyatı uyguladığı fiyatlandırma yaklaşımı. krş. uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel fiyatlandırma yaklaşımı.

Extension board : Dahili santral.

Extension cable : Uzatma kablosu.

Extension cord : Uzatma kablosu. Uzatma kordonu. Ara kablo.

İngilizce Extension tube Türkçe anlamı, Extension tube eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extension tube ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snoot : Yüz. Yayındırıcı kanat. Burun. Işık kaynağının yanlarında bulunan, açılıp kapanarak ışığın biçimini düzenleyen yayındırıcı yüzey. Surat. Yüzü ekşitme.