Extraordinarily türkçesi Extraordinarily nedir

  • Olağandışı olarak.
  • Alışılmadık biçimde veya şekilde.
  • Özel olarak.
  • Fevkalade.
  • Özel görevli olarak.
  • Olağanüstü.
  • Olağanüstü bir biçimde.

Extraordinarily ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary have an extraordinarily happy marriage.
Turkish: Ali ve Mary'nin olağanüstü mutlu bir evlilikleri var.

English: Ali was extraordinarily handsome.
Turkish: Ali olağanüstü yakışıklı idi.

English: Ali is extraordinarily selfish.
Turkish: Ali olağanüstü biçimde bencil.

English: Ali is extraordinarily good-looking.
Turkish: Ali olağanüstü yakışıklı.

English: Ali felt extraordinarily happy.
Turkish: Ali fevkalade mutlu hissetti.

Extraordinarily ingilizcede ne demek, Extraordinarily nerede nasıl kullanılır?

Extraordinariness : Alışılmamış olma. Eşsizlik. Sıradışılık. Olağandışılık. Benzersizlik. Fevkaladelik.

Extraordinary : Sıra dışı. Olağanüstü. Özel. Fevkalade. Harikulade. Özel olarak görevlendirilmiş. Sıradışı. Garip. Alışılmamış. Nadir.

Extraordinary amortization : Finans piyasalarındaki ortaya çıkan olumsuz şoklar nedeniyle izin verilen değer kaybı yöntemi. Olağanüstü değer kaybı.

Extraordinary budget : Olağanüstü olayların zorunlu kıldığı giderlerin karşılanabilmesi amacıyla hazırlanan ödeneklik. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Olağanüstü ödenektik.

 

Extraordinary budget appropriation : Bütçenin düzenlenmesi sırasında öngörülmemiş bir hizmet için ayrılan ödenek. bk. olağanüstü gider. Olağanüstü bütçe ödeneği.

Extraordinary measures : Sıra dışı önlemler. Sıra dışı tedbirler.

Extraordinary budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Extraordinary income : Olağanüstü gelirler. Olağandışı gelirler. Olağanüstü gelir.

Extraordinary meeting : Olağanüstü genel kurul. Olağanüstü toplantı. Yaygın ortaklıklarda üst örgüt olan genel kurulun yılda bir kez yapılan olağan toplantısı dışında görülen gerekseme ile yapılan başka toplantı ve oturumları. Olağanüstü kurultay. Sıradışı genel toplantı.

Extraordinary reserve : Olağanüstü ihtiyat.

İngilizce Extraordinarily Türkçe anlamı, Extraordinarily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extraordinarily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Phenomenally : Şaşılacak biçimde. Olağandışı bir şekilde. Şaşırtıcı biçimde.

Fantastically : Garip biçimde. Olağanüstü olarak. Aşırı derecede. Çok.

Breathtaking : Nefes kesen. Nefes kesici. Müthiş. Harika. Heyecanlı. Çok heyecan verici. Soluk kesici. Heyecanlandırıcı.

Distinctively : Eşsiz bir şekilde. Farklı olarak. Biricik bir şekilde. Zarif bir biçimde. Göze çarpar biçimde. Ayırıcı bir şekilde. Ayırt edici bir şekilde. Vurgulanmış bir biçimde. Farklı bir biçimde.

 

Magnificent : Şahane. Debdebeli. Görkemli. Olağanüstü güzel. Azametli. Nefis. Şaşaalı. Muhteşem.

Exceeding : Aşkın. Aşırı. Ölçüsüz. Çok. Aşma.

Extraordinary : Müstesna. Nadir. Garip. Özel. Harikulade. Alışılmamış. Sıradışı. Acayip.

Hatching : Civcivler. Kuluçkadan çıkma. Yumurtadan çıkan hayvanlar. Yumurtadan çıkan yavrular. Tarama (resim). Haşur. Yumurtadan çıkma. Kurma. Tarama. Resim tarama.

Privately : Şahsen. Baş başa. Özellikle. Başbaşa.

Marvellous : Acayip. Harikulade. Şahane. Hayret verici. Harika. Müthiş. Süper. Garip.

Extraordinarily synonyms : dreamier, secludedly, amazingly, doozies, in private, dreamy, hatchings, dreamiest, specifically, classical, admirably, excellently, marvelously, marvelous, breathtakingly, damndest, esoterically, exceptionally, marvellously, unusually, exceptional, magical, all that, teteatete, uncommonly, in privacy, inordinately, intimately, doozy, above the ordinary, in confidence, abnormal, damnedest.

Extraordinarily ingilizce tanımı, definition of Extraordinarily

Extraordinarily kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In an extraordinary manner or degree.