Fırla nedir, Fırla ne demek

Teknik terim anlamı:

Topaç, değirme denilen çocuk oyuncağı.

Fırla ile ilgili Cümleler

  • “Cüce rolünde halkı gülmekten katıltan sırıtış, Rakım'ın bütün buruşuklarını kaplamış, ayrık gözleri evlerinden uğramış.”
  • Yeni Ufuklar 2005 yılında fırlatıldı.
  • Biz sokağa dışarıya fırladık.
  • Dışarı fırlattım.
  • Neler olduğunu görmek için dışarı fırladım.
  • “Kocasının hiddetten tansiyonu yükseldi.”
  • Ders biter bitmez, sınıftan fırlayarak çıktılar.
  • O tuhaf bir gürültü duydu, bu yüzden yataktan dışarı fırladı.
  • “Affedersiniz, beni burada görürse kızar diye ok gibi fırladı.”
  • 11 Haziran 1948 tarihinde, bir al yanaklı maymun, Albert I'i taşıyan bir V-2 Blossom , New Mexico'da White Sands'den uzaya fırlatıldı.
  • Çarpışma sonucunda yolculardan birisi fırladı.
  • Roketler bir fırlatma rampasından ateşlendi.
  • O, küplere bindi ve bir fincan fırlattı.
  • “Derken balıkçı öfkeyle ayağa fırladı, kafese kapatılmış bir kaplan gibi dolandı güvertede.”
  • “En hafif bir hareketi kalbimizi yerinden oynatmaya yeterdi.”

Fırla ile ilgili Atasözü veya Deyim

ayağa fırlamak : hızla ayağa kalkmak.

gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak) : korku, öfke ve telaşı gözlerinden belli olmak.

kalbi yerinden oynamak (veya fırlamak) : yüreği yerinden oynamak.

 

ok gibi (yerinden) fırlamak : çok hızlı gitmek.

tansiyonu çıkmak (veya fırlamak veya yükselmek) : kan basıncı aniden yükselmek.

yerinden fırlamak : oturulan yerden hızla kalkmak.

Fırla anlamı, tanımı

Dil fırlatanlar : (Rhiptoglossa), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının bir alt-takımı. Dillerini yay gibi dışarı uzatırlar. Renk değiştirme özellikleri vardır. Çoğu ağaçların üzerinde yaşar. Başları çıkıntılıdır. Yuvarlak göz kapakları bulunur. Eski Dünyada yaşarlar. Bukalemungiller (Chamaeleontidae) familyasını içine alır

Fırlag : Yuvarlak hamur tatlısı.

Fırlahçı : Hilekâr.

Fırlaklı : Kilis ilinde, Musabeyli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Fırlan geldi : Fırdolayı, çepçevre: Bu bahçe fırlangeldi benimdir.

Fırlandırmak : Dolaştırmak, etrafını çevirmek, sarmak.

Fırlandumak : Gezdirmek.

Fırlanmak : Dönmek, dolaşmak, gezmek. Başı dönmek. Dolanmak, gezmek. Dönmek. Dönmek; dönüp dolaşmak. Fırlamak, saldırmak - fırlan! Fırla! (Çayağzı).

Fırlanta : Çocukların oynadıkları çember.

Fırlantı : Krep.

Fırlaşmak : Dönmek, dolaşmak, gezmek. Kimse işitmeyecek kadar sessiz konuşmak.

Fırlatabilme : Fırlatabilmek işi.

Fırlatabilmek : Fırlatmaya gücü yetmek.

Fırlatılma : Fırlatılmak işi.

Fırlatıverme : Fırlatıvermek işi.

Fırlatıvermek : Ansızın fırlatmak.

Fırlatma evresi : Kalpte karıncık sisitolü sırasında karıncık içi basıncın semilunar kapakların basıncını yendiği ve kalpten damarlara kanın fırlatıldığı evre. Bu evrede kalbin kasılması izotoniktir. Hızlı ve yavaş fırlatma diye iki evreye ayrılır.

 

Fırlatma kanalı : Bazı canlıların üreme sisteminde bulunan ve salgının hızla dışarı çıkarılmasını sağlayan kanal. Ejakulator kanalı. Kimi canlıların üreme sisteminde bulunan ve salgının hızla dışarı çıkarılmasını sağlayan kanal.

Fırlatma kesesi : Bazı böceklerde spermleri vas deferens'ten fırlatma kanalı ile penise pompalayan kese. Ejakulator kesesi. Kimi böceklerde spermleri Vas deferensten fırlatma kanalıyla penise pompalayan kese.

Fırlayıverme : Fırlayıvermek işi.

Fırlayıvermek : Çabucak fırlamak.

Sesi fırlatma : Sahne üzerinde konuşulan sözleri uzağa eriştirme becerisi. Sesi fırlatma, karın boşluğu ve ses telleri yoluyla tonu yerine yerleştirme işlemidir. Sesi yerleştirmede soluk denetimi, tını ve boğumlama rol oynar.

Fırlak : Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık.

Fırlama : Fırlamak işi. Arsız, terbiyesiz çocuk. Piç.

Fırlamak : Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak. Fiyatı birdenbire yükselmek. Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak.

Fırlatılmak : Fırlatma işi yapılmak.

Fırlatış : Fırlatma işi.

Fırlatma : Fırlatma işi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması.

Fırlatmak : Hızla atmak, bulunduğu yerden dışarı atmak.

Fırlayış : Fırlama işi.

Diğer dillerde Fırından çıkarma anlamı nedir?

İngilizce'de Fırından çıkarma ne demek ? : withdrawal from furnace