F stop türkçesi F stop nedir

  • F sayısı.
  • F-bekleme.
  • F–durağı.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Çeşitli ışık düzengeci açıklıklarında, bir merceğin bağıntılı açıklığını, başka bir deyişle, geçirdiği ışık niceliğini belirleyen sayı; merceğin odak uzunluğunun, ışık düzengeci açıklığına (çapına) bölünmesiyle elde edilir. (örneğin, odak uzunluğu 135 mm, ışık düzengeci çapı 30 mm olan merceğin f sayısı 135:30==4,5'tir ve f 4,5, f:4,5, f/4,5, 1:4,5 gibi çeşitli biçimlerde yazılır).
  • Diyafram.

F stop ile ilgili cümleler

English: The train made a brief stop.
Turkish: Tren kısa bir mola verdi.

English: I don't see any way of stopping Tom from doing that.
Turkish: Tom'u onu yapmaktan vazgeçirmenin bir yolunu bilmiyorum.

English: Instead of stopping, the rain increased.
Turkish: Yağmur duracağı yerde arttı.

English: I have no way of stopping Tom from doing whatever he wants to do.
Turkish: Tom'u yapmak istediğini yapmaktan vazgeçirmenin bir yolu yok.

F stop ingilizcede ne demek, F stop nerede nasıl kullanılır?

F : Başarısız not. Serbest enerjinin simgesi. Flor. Farad'ın simgesi. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir. Flor'un simgesi. Fa forte'nin kısaltması. Fa (müzik terimi). Kokusu ozonu andıran, yeşil-sarı renkte, halojenler grubunun f ile simgelenen ilk elementi. Flüorun simgesi.

 

Stop : Mani olmak. Mani. F sayısı. Bitmek. Tıkamak. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Noktalamak. Işık düzengeci. Bilgisayar, gramer, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Duruş.

F distribution : Ana kitle varyanslarının bilinmediği durumlarda varyans tahminleri yardımıyla ana kitle varyanslarının farklı olup olmadığının sınanmasında kullanılan ve ilk kez 1920 yılında r. a. fisher tarafından geliştirilen istatistiki olasılık bölünmelerinden biri. Ekonomi, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. F-dağılımı. Varyansların eş düzenliliğini test etmede ve varyans çözümlemesinde çok kullanılan, her biri bir ki-kare dağılımını gerçekleyen iki tesadüfi değişkenin birbirlerine olan oranlarının olasılık dağılımı. F dağılımı.

F factor : E.coli de eşey faktörü olarak faaliyet gösteren, taşınan plazmit. protein sentezi sırasında mrna'nın ribozoma bağlanması ve sentezin başlamasında görev yapan faktörlerden herhangi biri. F faktörü.

F flat : Fa bemol. Fa notasından yarım ses daha alçak olan müzik notası.

F hole : Boş gövdeli veya kasalı gitarlarda öz yankıma oluşturmak için gitar yüzeyine açılan "f" biçimli delik. F deliği.

F gene : F-geni. Verimliliği kontrol eden gen.

İngilizce F stop Türkçe anlamı, F stop eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak F stop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diaphragms : Diafram. Membran. Böleç. Işık bebeği. Zar. Fotoğraf makinesi. Mercek perdesi.

Midriffs : Diafram. Karınzarı.

Midriff : Karınzarı. Diafram. Anat.diyafram.

F value : F değeri. Konserve teknolojisinde, 121.1 oc’de, 1012 adet/ml clostridium botulinum sporunu, 100 adet/ml düzeyine indirmek için gerekli olan süreyi ifade eden değer. F-değeri. Ekonomi, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. F-ölçerinde değişkiler arasındaki ayrımın anlamlılık düzeyini saptamak üzere başvurulan ve değişkilerin eşitliği varsayımının evetlenmesi için gözlenmiş f oranının aşmaması ya da altında kalması gereken kuramsal değer.

Diaphragme : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Kimi ışıldaklarda, mercek düzeni içinde bulunan ve ışık niceliğini düzenlemekte kullanılan açılır kapanır mekanizma. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı.

Iris : Ön ve arka göz kamaralarını birbirinden ayıran, ışığın geçişinde diyafram görevini yapan, epitel altındaki bağ dokuda pigment hücrelerini içeren tunika vazkuloza bulbi katmanındaki üç oluşumdan biri. Işık düzengeci. Süsen çiçeği. Saydam tabakayla göz merceği arasında bulunan ince, kasılabilen bir zardan oluşan gözün renkli ve damarlı bölümü. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Gökkuşağı taşı ıris. Süsen. Göz merceğini kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) denen bir açıklık bulunan damar tabakanın bir kısmı, koroit uzantısı. Gökkuşağı. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Aperture number : Açıklık sayısı.

Iris diaphragm : Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. İris diyaframı. Işık düzengeci.

Stop : Son vermek. Duruş. Durmak. Kapamak. Dolgu yapmak. Kalmak. Engellemek. Durak. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma.

F stop synonyms : lens stop, f number, diaphragm clutch, diaphragma, diaphragm, phrenes, membrane, lens aperture.