Face with türkçesi Face with nedir

  • Karşı karşıya bulunmak.
  • Karşı karşıya kalmak.
  • Yüzyüze gelmek.

Face with ile ilgili cümleler

English: Ali wiped his face with the towel that Mary handed him.
Turkish: Ali Mary'nin ona uzattığı havluyla yüzünü sildi.

English: Ali dried his face with a towel.
Turkish: Ali havluyla yüzünü kuruladı.

English: Ali wiped his face with his sleeve.
Turkish: Ali giysi koluyla yüzünü sildi.

English: Dry your face with a towel.
Turkish: Yüzünüzü bir havlu ile kurulayın.

English: Ali is drying his face with a towel.
Turkish: Ali bir havlu ile yüzünü kuruluyor.

Face with ingilizcede ne demek, Face with nerede nasıl kullanılır?

Face : Astarlamak. Katlanmak. Kaplamak. Şekil. Karşılamak. Göğüs germek. İtibar. Tavır. Yüz.

With : Li. Canlı. Yanına. -lı. Beraber. İle. -la. Birlikte. İle beraber. Nedeniyle.

Face a problem : Bir sorunla karşılaşmak. Bir problemle karşılaşmak. Sorunla karşılaşmak. Problemle karşılaşmak.

Face about : Aksi yöne dönmek. Geriye dönmek. Ters tarafa dönmek. Ters yöne dönmek.

Face ache : (hafifçe küçümseyici terim) çok çirkin insan. Göze batan insan. Kızgın insan.

Face amount : Yazılı değer. Nominal değer. Nominal bedel veya değer. Üzerinde yazılı meblağ. İtibari değer. Saymaca değer.

 

İngilizce Face with Türkçe anlamı, Face with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Face with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be faced with : Yüz yüze gelmek. Karşı çıkmak. Karşısında olmak.

Come up against : Yüzleşmek. İle karşılaşmak (zorluklar, sıkıntı, vs.). İle karşı karşıya kalmak. Karşı karşıya kalmak (zor sorun). -e karşı çıkmak. Karşılaşmak. -e çatmak. İle karşılaşmak. Çatmak.

Encounter : Rastlama. Çarpışmak. Rastlamak. Yüz yüze gelmek. Karşılaşmak. Karşı karşıya gelmek (bir tehlike veya zorlukla). Karşılamak. Rastlaşmak.

Expose oneself : Teşhircilik yapmak. Kendini teşhir etmek. Kendini maruz bırakmak.