Factor price frontier türkçesi Factor price frontier nedir
- Karların sıfırlandığı tam rekabet piyasalarında veri fiyatlardan bir veya daha fazla mal üretmek için denge faktör fiyatlarının alması gereken en düşük değeri bir başka deyişle en düşük maliyeti gösteren, ücret sınırı olarak da adlandırılan sınır.
- İktisat alanında kullanılır.
- Faktör fiyat sınırı.
Factor price frontier ingilizcede ne demek, Factor price frontier nerede nasıl kullanılır?
Factor : Kahya. Finansör (üretimde). Unsur. Faktör. etken. Öge. Kahya (isk.). Öğe. Neden. Aracı kuruluş. Değişken.
Price : Ücretlendirmek. Ücret. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Fiyatını belirlemek. Paha biçmek. Bedel. Rüşvet. Fiyatlandırmak. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Kıymet.
Frontier : İki komşu devleti birbirinden ayıran, uluslararası bir antlaşma ile saptanmış çizgi ya da dar, uzun yerey parçası, bk. doğal sınır, yapma sınır. Hudut. Sınır. Hudut bölgesi. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Sınırda olan.
Factor price : Faktör fiyatı. Bir birim üretim faktörüne yapılan ödeme. bk. üretici fiyatı. Üretim faktörünün hizmetinden yararlanmak için birim faktör başına yapılan ödeme.
Gross domestic product at factor prices : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı. Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla.
Gross national product at factor prices : Faktör fiyatlarıyla gayrisafi milli hasıla. Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi milli hasıla. krş. gayrisafi milli hasıla, üretici fiyatı.
National income at factor prices : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan milli gelir krş. milli gelir, üretici fiyatı. Faktör fiyatlarıyla milli gelir.
İngilizce Factor price frontier Türkçe anlamı, Factor price frontier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Factor price frontier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Factor price frontier synonyms : a pass through certificate, a shift in individual demand, ability to pay principle, a group shares, ability rent, ability to pay approach.

Bu kısımda Factor price frontier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Factor price frontier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Factor price frontier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Factor price frontier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.