Fai türkçesi Fai nedir

  • Uluslararası havacılık federasyonu.
  • 1905'te kurulan dünya hava sporları federasyonu.

Fai ile ilgili cümleler

English: A dog is a faithful animal, so it is said to be a friend of man.
Turkish: Bir köpek sadık bir hayvandır, bu yüzden insan dostu olduğu söylenir.

English: "Mirror, mirror on the wall. Who in the land is fairest of all?" And then the mirror would always reply: "You, my queen, are fairest of all."
Turkish: "Ayna, ayna söyle bana, benden güzel var mı bu dünyada?" ve ayna her zaman şöyle cevap verirdi:"Siz, kraliçem, en güzeli sizsiniz!"

English: A passenger fainted, but the stewardess brought him around.
Turkish: Bir yolcu bayıldı ama ev sahibi onu canlandırdı.

English: A dog is a faithful animal.
Turkish: Köpek sadık bir hayvandır.

English: A dog is faithful.
Turkish: Bir köpek sadıktır.

Fai ingilizcede ne demek, Fai nerede nasıl kullanılır?

Faible : Esnek bölüm. Çatma durumunda, arayı izlemede ve yeğni çırpmaların yapılmasında kullanılan kolay bükülebilir bölüm.

Faience : Fayans. Çini.

Faiences : Fayans. Çini.

Fail : Çakmak. Becerememek. Yapmamak. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Başarısız olmak. Bitmek. Kuvveti kesilmek. Batmak. Zayıf not.

Fail an examination : Sınavdan kalmak.

Fail soft : Önemsiz arıza. Kısmi aksamalı. Kademeli aksama. Kısmi bozulma. Arıza kurtarma.

 

Fail someone : Birisine kötü not vermek (sınavda, vb.). Birini hayal kırıklığına uğratmak. Birisini sınıfta bırakmak. Birini yüzüstü bırakmak. Birini yüzüstü birakmak. Sınıfta bırkmak.

Fail in : Kayıtsız kalmak. Kısa kalmak. -'da başarısız olmak. Az gelmek. Yetmemek.

Fail safe system : Arıza emniyet sistemi. Arıza güvenlik jüyesi.

Fail safe : Tedbirli. Arıza güvenliği. Aksamadan bağışık. Güvenceli. Bozulmaya dayanıklı. Arızaya karşı emniyetli. Arızalara karşı otomatik tedribatı olan. Kusurönler. Arıza emniyetli. Aksamaya bağışık.

İngilizce Fai Türkçe anlamı, Fai eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fai ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strike out : Yola koyulmak. Bulmak. Takibetmek. İcat etmek. Başarısız olmak. Buluş yapmak. -den çıkarmak. Gitmek. Sağa sola vurmak. Çıkartmak.

Choke : Tıkabasa doldurmak. Boğulmak. Kodes. Baskılamak. Ölmek. Kısmak. Boğazlamak. Tutmak. Nefesini kesmek. Tıkamak.

Muff : Acemice iş yapmak. El kürkü. Becerememek. Beceriksizlik. Manşon. Acemilik. Boru bileziği. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Iska. Yapamamak (bir işi).

Neglect : Aldırmamak. İhmal etmek. Boşlama. Yapmayı unutmak. Laçka etmek. Savsaklama. Çekince. Sermek. Yapmamak. Unutmak.

Miss : Kavramamak. Evli olmayan bayan. İsabet etmeme. Özlem duymak. Bayan (evlenmemiş). Iska. Gözden kaçırmak. Anlamamak. Özlemek. İsabet ettirememek.

Federation aeronautique internationale : Faı.

Default : Kusur. Yükümlülüğünü yerine getirmemek. Gelmeme. Katılmayış. Mahkemeye gelmemek. Görevi yapmakta kusur işlemek. Yapmama. Gıyap. Yeralmama.

 

Default on : Temerrüde düşmek. İhmal etmek. Mali acze düşmek. Acze düşmek.

Fai synonyms : lose track.

Fai zıt anlamlı kelimeler, Fai kelime anlamı

Keep track : Haberdar olmak. Kaydını tutmak. Kayıt tutmak (geçmiş olaylar veya eylemler hakkında olduğu gibi). Kayıt tutmak. Haber almak.

Pay up : Sökülmek. Bayılmak. Borcunu ödemek. Tamamen ödemek. Tümünü ödemek. Borcunu kapamak. Tasfiye etmek. Ödemek (borcunu). Sökülmek (para).

Attend : Katılmak. Devam etmek. Hizmet etmek. Beklemek. Bakmak. İlgilenmek. Hazır bulunmak. Dikkatini vermek. Beraberinde getirmek. İştirak etmek.

Fai antonyms : succeed.