Faible türkçesi Faible nedir

  • Eskrim alanında kullanılır.
  • Çatma durumunda, arayı izlemede ve yeğni çırpmaların yapılmasında kullanılan kolay bükülebilir bölüm.
  • Esnek bölüm.

Faible ingilizcede ne demek, Faible nerede nasıl kullanılır?

Fai : Uluslararası havacılık federasyonu. 1905'te kurulan dünya hava sporları federasyonu.

Faience : Çini. Fayans.

Faiences : Fayans. Çini.

Fail : Başarısızlıkla sonuçlanmak. Zayıf not. Çakmak. Batmak. Becerememek. Yapmamak. Çaktırmak. Kuvveti kesilmek. Suya düşmek.

Fail an examination : Sınavdan kalmak.

Fail due : Süresi geçme. Vadesi gelmek. Süresi bitmiş olma.

Fail safe control : Arıza güvenlik denetimi.

Fail soft : Kademeli aksama. Kısmi aksamalı. Önemsiz arıza. Arıza kurtarma. Kısmi bozulma.

Fail safe interrupt : Korumalı işkesme.

Fail in : Kayıtsız kalmak. Kısa kalmak. Yetmemek. -'da başarısız olmak. Az gelmek.

İngilizce Faible Türkçe anlamı, Faible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compound riposte : Çelgiyi aldıktan sonra yapılan bileşik saldırı. Bileşik karşıı vuruş (dürtüş).

Contents : İçindekiler. Kapsam. Muhteva. İçeriği. İçerik. İçindekilerin listesi.

Bad : Kokmuş. Perişanlık. Fena. Çürük. Zarar. Batak. Kötülük. Kem. Küfürlü.

 

Bout : Kısa dönem. Zaman. Karşılaşma. Devre. Müddet. Boks maçı. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Maç. Süre.

Circular parry : Döner çelgi. Sıyırma ya da kesme ile karşı doğrultuya geçmek isteyen savut namlusunu yakalayıp ilk doğrultusunda tutmak için, yarım çember eylemiyle yapılan çelgi.

Moderately : Biraz. Kısmen. Az çok. Bir dereceye kadar. Ilımlı olarak.

Row : Sözlü olarak kavga etmek. Kavgaya karışmak. Kürek çekmek. Sıra. Ağız kavgası. Sandal gezisi. Bir çizelgede gözlemlerin yataylığına dizilmesinden oluşmuş dizilerden her biri. Kayıkla taşımak. Gürültülü bir şekilde kavga etmek. Gürültü yapmak.

Attacks on the blade : "ezme", "bastırma", "çırpma" gibi doğrudan doğruya önce savutu etkileyen saldırılar. Savuta saldırılar.

Center line : Aks. Eksen çizgisi. Eksen. Orta çizgi. Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Michigan eyaletinde şehir. Merkez hattı.

Correlation table : Korelasyon tablosu. Bağıntı tablosu.

Faible synonyms : statistical table, tabular array, actuarial table, passably, array, reasonably, periodic table, jolly, table of contents, close combat, combatant, attachment plug, calendar, championship, middling, column, pretty, amateur, combat, blade, compound attacks, corps a corps, change of engagement, file allocation table, somewhat.

Faible zıt anlamlı kelimeler, Faible kelime anlamı

Immoderately : Aşırı bir şekilde. Aşırı olarak. Şişirerek. Ölçüsüzce. Dengesizce. Mübalağa yaparak. Abartılı bir şekilde. Abartmalı bir şekilde.

Unreasonably : Gerçekçi olmayan bir şekilde. Anlamsızca. Mantıksız bir şekilde. Aşırıca. İnsafsızca. Aşırı bir biçimde. Aşırı yüksek bir şekilde.

Inability : Acizlik. Olanaksızlık. Yapamama. İktidarsızlık. Gücü olmama. Acziyet. Güçsüzlük. Aciz. Yeteneksizlik. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu.

Faible antonyms : unable.