Fakery türkçesi Fakery nedir

Fakery ingilizcede ne demek, Fakery nerede nasıl kullanılır?

Faker : Dost uçağı. Numaracı. Sahtekar. Şarlatan. Seyyar satıcı. Dolandırıcı. Yalandan hasta. Düzmeci. Üçkağıtçı. Gösterişçi.

Fakeries : Sahtekarlık. Sahtesini yapma. Sahtecilik. Dolandırıcılık. Kalpazanlık.

Fakers : Dost uçağı. Numaracı. Sahtekar. Dolandırıcı. Şarlatan. Yalandan hasta. Üçkağıtçı. Düzmeci. Gösterişçi.

Fake good : Sahte eşya. Güvence altına alınan fikri veya sınai mülkiyet hakkının ihlal edilerek, hak sahibinden izin alınmaksızın model alınan eşya yerine aynı marka ve ambalajla benzer özellikte ve biçimde üretilen eşya.

Fake it : Yapar gibi görünmek. Blöf yapmak. (argo) numarası yapmak. Yalandan yapmak.

Fake : Sahtesini yapmak. Sahtekar. Sahte. Taklit. Taklit etmek. Aldatma. Uydurmak. Vurmak. Aldatıcı. Uyduruk.

Fake product : Güvence altına alınan fikri veya sınai mülkiyet hakkının ihlal edilerek, hak sahibinden izin alınmaksızın model alınan eşya yerine aynı marka ve ambalajla benzer özellikte ve biçimde üretilen eşya. Sahte eşya.

This is a fake bill : Bu para sahte.

Good with fake origin : Gümrük kanununa göre gerek üzerlerinde, gerek iç ve dış ambalajlannda üretildiği köken ülkesinden başka bir ülke kökenli olduğu izlenimini veren ad veya işaret taşıyan eşya. Sahte kökenli eşya.

 

Fake orgasm : Orgazm taklidi. Sahte orgazm. Orgazm numarası. Sahte cinsel zevk veya heyecan.

İngilizce Fakery Türkçe anlamı, Fakery eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fakery ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buncoed : Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Alavere dalavere. Kazıklamak. Dolandırmak. Güveni suistimal suçu.

Circumvention : Önleme. Kanunun boşluklarından yararlanma. Tuzağa düşürme. Atlatma. Atlatıp kurtulma. Hilecilik. Desise. Hile. Aldatma.

Fabrication : Yalan. Fabrikasyon. Üretim. Uydurma. İmal. İmal etme. Yapma. Yakıştırmaca. Üretme.

Bunkos : Güveni suistimal suçu. Hilekar. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Kazıklama. Dolandırıcılık oyunu. Düzenbazlık. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Alavere dalavere. Sahtekar.

Deceit : Kazık. Üçkağıt. Hilekarlık. Aldatma. Yalan. Namussuzluk. Dalavere. Yalancılık. Düzenbazlık. Hile.

Bunco : Kazıklamak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Güveni suistimal suçu. Dolandırmak. Alavere dalavere.

Falsifications : Sahtecilik yapma. Taklit. Uydurma. Tahrif. Tahrif etme. Oynama. Tahrifat. Değiştirme.

Bunkoing : Hakkını yemek. Hile yapmak. Alavere dalavere. Dolandırmak. Aldatmak. Güveni suistimal suçu. Kandırıp kazıklamak. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma.

Barretry : Düzenbazlık. Sık sık kargaşa ve huzursuzluğa sebebiyet verme. Sık sık tartışma yaratma ve dava açma işi. Sürekli tartışma yaratıp ve dava açma.

 

Dolus : Aldatma. Kötü niyet. Hile. Kandırma. Kasıt.

Fakery synonyms : untruthfulness, buncoing, dissembling, coinage offences, counterfeit currency, deception, circumventions, forgeries, confidence game, bamboozlement, dissimulation, falsification, cheating, fakeries, buncos, cozenage, dishonesty, bunco game, defraudment, faking, confidence trick, corruptness, dishonesties, dodgery, charlatanry, counterfeiting, fabrications, deceitfulness, forgery, bunko, charlatanries.