Falcated türkçesi Falcated nedir

  • Hilal şeklinde olan.
  • Orak şeklinde olan.

Falcated ingilizcede ne demek, Falcated nerede nasıl kullanılır?

Defalcated : Zimmete geçirmek. Zimmetine para geçirmek. Tenzil etmek. Hesaptan indirmek. Emanet parayı çalmak. Çalmak. Hesaptan düşürmek. Zimmetine geçirmek. Zimmete para geçirmek.

Falcate : Kanca biçiminde. Oraksı. Kanca şeklinde. Orak biçimli. Ayası orak şeklinde kıvrık olan basit yaprak. Falkat. Orak şeklinde. Hilal şeklinde.

Defalcate : Zimmetine para geçirmek. Hesaptan düşürmek. Zimmete para geçirmek. Emanet parayı çalmak. Zimmete geçirmek. Hesaptan indirmek. Zimmetine geçirmek. Tenzil etmek. Çalmak.

Defalcates : Emanet parayı çalmak. Hesaptan indirmek. Tenzil etmek. Zimmete para geçirmek. Zimmete geçirmek. Hesaptan düşürmek. Zimmetine geçirmek. Çalmak. Zimmetine para geçirmek.

Defalcating : Hesaptan indirmek. Tenzil etmek. Zimmetine geçirmek. Hesaptan düşürmek. Zimmetine para geçirmek. Zimmete para geçirmek. Çalmak. Zimmete geçirmek. Emanet parayı çalmak.

Defalcator : Hortumcu olan kimse. Zimmetine para geçiren kimse. Para çalan kimse. Zimmetine para geçiren. Hortumcu.

Falciform : Kanca biçiminde. Orak şeklinde. Falsiform.

Falchion : Kılıç. Orak biçimli ağır kılıç.

Falcon : Doğan. Doğancı. Kartal. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Teksas eyaletinde şehir. Şahin. Havadan havaya güdümlü füze. Sungur. Havadan-havaya güdümlü füze. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

 

Falchions : Orak biçimli ağır kılıç.

İngilizce Falcated Türkçe anlamı, Falcated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Falcated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foliate : Yaprak vermek. Yaprak biçiminde. Yaprak süsü yapmak. Yaprak haline getirmek. Yapraksı. İnce katmanlara bölmek. Bol yapraklı. Sır sürmek. Katmanlara ayırmak. Yaprak biçimine sokmak.

Crescentic : Hilal ile ilişkili. Hilale ait veya ilgili.

Falcated zıt anlamlı kelimeler, Falcated kelime anlamı

Straight : Düzgün. Kent. Düz hat. Eşcinsel olmayan kimse. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz çizgi. Düz. Düz (çizgi). Doğru. Yarış çizgisi.

Falcated antonyms : unfaceted.