Fascisms türkçesi Fascisms nedir
Fascisms ingilizcede ne demek, Fascisms nerede nasıl kullanılır?
Neo fascism : Faşizm'e (sertlik yanlısı diktatörlük ile yönetilen hükümet) desteğini yineleyn yeni bir siyasi hareket. Neo-faşizm.
Fascism : Faşizm. Tepeden-inmecilik. Bindirmecilik. Faşistlik. Gerici, ırkçı ve saldırgan anamalcı öğelerin açık buyurganlığına dayalı düzen. Tepedencilik.
Antifascism : Faşizm karşıtlığı. Dikta yönetim sistemi karşıtlığı. Faşizm düşmanlığı.
Neofascism : Faşizm veya nazizm ilkelerinden ve metotlarından ilham alan veya onları öneren hareket. Yenilenmiş faşizm desteği olan yeni siyasi hareket (katı diktatörlük hükümeti). Neofaşizm.
Fascis : Demet. Fassis.
Nonfascist : Faşist olmayan. Faşizm destekçisi olmayan. Faşizm yanlısı olmayan.
Fascistic : Faşizan. Faşizmle alakalı veya faşizme ilişkin. Otoriter. Diktatörce. Dikta yönetimine ilişkin. Faşist.
Antifascists : Faşizm karşıtı. Faşizme karşı çıkan kimse. Dikta yönetim sistemi karşı koyan kimse.
Neo fascist : Neo-faşist. Modern zaman faşisti.
Antifascist : Faşizm karşıtı. Dikta yönetim sistemi karşı koyan kimse. Faşizme karşı çıkan kimse.
İngilizce Fascisms Türkçe anlamı, Fascisms eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fascisms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nazism : Ari ırkının diğer tüm ırklardan üstün olduğu ve soykırımın haklı çıkarılabilir olduğu inancı (özellikle renk ırkçılığı). (tarih) nazizm. Nazizm. Nazi prensipleri ve metotları. Nazilik. Alman nasyonal sosyalistlerin öğretileri.
National socialism : Nazi partisinin siyasi hareketi. Almanya'da, ı. dünya savaşından sonra adolf hitler'in kurduğu baskı yönetiminin adı (1933-1945). Milliyetçi sosyalizm. Ulusal toplumculuk. Nasyonal sosyalizm.
Fascism : Gerici, ırkçı ve saldırgan anamalcı öğelerin açık buyurganlığına dayalı düzen.
Fascistic : Otoriter. Diktatörce. Dikta yönetimine ilişkin. Faşist. Faşizan. Faşizmle alakalı veya faşizme ilişkin.
Ideology : Düşünyapı. Toplumsal gidişe ilişkin beklenti ve öndeyileri dile getiren yargılar dizgesi. Herhangi bir toplumsal kümenin (ulusun, sınıfın, budunun, meslek ya da din kümesinin vb.) yaşamına yön veren ve kendi içinde uyumlu bir düzen oluşturan düşünce, inanç ve düşünüş biçimlerinin topu. Düşüngüdüm. Verimsiz düşünce. İdeoloji. Düşünce tarzı. Mefkure. Siyasal veya toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükumetin, bir partinin, bir grubun davranışlarına yön veren politik, hukuki, bilimsel, felsefi, dini, moral, estetik düşünceler bütünü. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Naziism : (tarih) naziler'in prensip ve metodları. Nazizm. Aryan ırkının diğer tüm ırklardan daha üstün olduğu (özellikle ırkın rengi) ve soykırımın haklı görülebileceği inancı. Alman nasyonal sosyalistleri'nin doktrinleri.
Fascisms synonyms : political orientation, political theory.

Bu kısımda Fascisms kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fascisms ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fascisms anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fascisms ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.