Fascis türkçesi Fascis nedir

  • Fassis.
  • Demet.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Fascis ile ilgili cümleler

English: Bush is not a fascist.
Turkish: Bush bir faşist değildir.

English: You can't equate nationalism with fascism.
Turkish: Milliyetçilikle faşizmi bir tutamazsın.

English: Ali is a fascist.
Turkish: Ali bir faşist.

Fascis ingilizcede ne demek, Fascis nerede nasıl kullanılır?

Fascism : Tepeden-inmecilik. Bindirmecilik. Gerici, ırkçı ve saldırgan anamalcı öğelerin açık buyurganlığına dayalı düzen. Faşistlik. Faşizm. Tepedencilik.

Fascisms : Faşistlik. Tepedencilik. Faşizm. Bindirmecilik. Tepeden-inmecilik.

Fascist : Faşist.

Fascistic : Dikta yönetimine ilişkin. Faşizmle alakalı veya faşizme ilişkin. Diktatörce. Otoriter. Faşizan. Faşist.

Fascistically : Faşizm yoluyla. Diktatörce veya otoriter bir şekilde. Diktatör yönetim sistemiyle. Faşist bir şekilde. Diktayla.

Neo fascist : Neo-faşist. Modern zaman faşisti.

Antifascism : Faşizm düşmanlığı. Faşizm karşıtlığı. Dikta yönetim sistemi karşıtlığı.

Antifascists : Faşizm karşıtı. Faşizme karşı çıkan kimse. Dikta yönetim sistemi karşı koyan kimse.

Nonfascists : Faşizm yanlısı olmayan. Faşist olmayan kimse.

Anti fascist : Antifaşist kimse.

İngilizce Fascis Türkçe anlamı, Fascis eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fascis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supposition : Olmayan ya da gerçekleşmemiş bir durumu tasarlama, geçerli sayma ya da bir savı kanıtlamadan doğru sayma. Faraziye. Tahmin. Farz. Zan. Kıyas. Sanı. Sayıt. Varsayım.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Fundament : Makat. Temel. Esas parça. Anüs. Dip. Kıç. Kaide. Taban.

Assumption : Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Takınma. Havalara girme. Faraziye. Farzetme. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tavır. Üstlenme. Taslama. Üstüne alma.

Common ground : Ortak düşünceler. Görüş. Ortak zemin. Ortak bir zevk. Ortak nokta. Tutku vb. Uyuşma temeli. Ortak düzlem. Ortak taban. Ortak payda.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen.

 

Fascis synonyms : meat and potatoes, corymb, a crochordon, clusters, foundation, bouquet, burdle, abdominal pain, faggot, abdominal ovariectomy, footing, bunch, ground, cornerstone, base, supposal, bouquets, beam, bundles, a c deformity, collations, bundle, abdominal fat necrosis, explanation, abamectin, abdominal distention, abaxial, faggots, collation, groundwork, a clay, abdominal palpation, corymbs.