Fat body türkçesi Fat body nedir
- Böceklerde bağırsağın dorsal tarafında bulunan ve omurgalı karaciğerine analog olan, yağ, glikojen ve protein depolayan yaygın bez. bitki ve hayvanlarda diğer yağ depo eden organlar.
- Yağ cisimciği.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Fat body ingilizcede ne demek, Fat body nerede nasıl kullanılır?
Fat : Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişman. Katı yağ. Şişmanlatmak. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Yağ. Tombul. Şişko. Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler.
Body : Cisim. Yoğunluk. Kütle. Hacim. Beden. Gövde. Öz yankılı telli çalgıların içi boş geniş bölümü. Cüsse. Miktar. Bilgisayar, gitar, iktisat alanlarında kullanılır.
Fat as a pig : Çok yağlı. Domuz gibi yağlı. Çok şişman. Yağ tulumu gibi.
Fat balanced milk : Değişik ineklerin süt verimlerini bir örnek enerji bazında karşılaştırabilmek için % 4 yağ içeriyormuş gibi hesaplanarak miktarı düzeltilmiş süt, ygds. Yağa göre düzeltilmiş süt.
Fat cat : Kalantor. Ensesi kalın. Kodaman. Para babası. Zengin adam.
Fat cat syndrome : Kedilerin ürolojik sendromu. Şişman kedi sendromu.
Fat cattle : Kasaplık sığır. Genellikle besi tesisinde besisi tamamlanmış kesime hazır hale gelmiş besi sığırı.
İngilizce Fat body Türkçe anlamı, Fat body eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fat body ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Acacia : Akasya. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Fat body synonyms : abambulacral area, abductor muscle, abiotic factor, aardvark, a cell, a protein.

Bu kısımda Fat body kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fat body ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fat body anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fat body ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.