Favourless türkçesi Favourless nedir

  • Müsait olmayan (ayrıca favorless).
  • Tercih edilmeyen.
  • Sakıncalı.
  • Favori olmayan.
  • Olumsuz.
  • Elverişsiz.
  • Elverişli olmayan.
  • Avantajlı olmayan.
  • Müsait olmayan.

Favourless ingilizcede ne demek, Favourless nerede nasıl kullanılır?

Favour tariff : İkramlı tarife.

Favour with : Vermek.

Curry favour with : Yaltaklanmak. Yaranmak.

In favour of : -in avantajına. Lehine. -in yararına. Yararına. Leyhine. -in çıkarına. Lehinde. Yanında.

As a favour : İyilik olarak.

Favoured : Lezzetli. Tat verilmiş. Özellikli. Kayırılan. İltimaslı. Baharlı. Tercih edilen. Ayrıcalıklı. Avantajlı. Yeğlenen.

Do the favour : Lütfetmek.

Find favour : Rağbet görmek.

Favourably : Uygun olarak. Tercihen. Hoşnutlulukla. Daha iyisi.

Favourable : İyi. Olumlu. Elverişli. Avantajlı. Lütufkar. Hayırlı. Faydalı. Ahım şahım. Tatminkar. Lehte.

İngilizce Favourless Türkçe anlamı, Favourless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favourless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Negatived : Olumsuz cevap vermek. Reddetmek. Etkisiz hale getirmek. Geri çevirmek. Kabul etmemek. Çürütmek. Menetmek. Olumsuz söz. Negatif.

Negative : Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Ters. Olumsuz söz. Menetmek. Reddetmek. Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. Negatif. Çürütmek. Geri çevirmek. Kabul etmemek.

 

Favorless : Müsait olmayan (ayrıca favourless).

Inexpedient : Uymaz. Yararsız. Akılsızca. Amaca uygun düşmeyen. Münasebetsiz. Uygunsuz. Akılsız. Yersiz. Amaca uymayan.

Clunky : Sakar. Hantal. Kullanışsız. Külfetli. Ağır. Aksi.

Incapable : Yapamaz. Aciz. Yetersiz. Beceriksiz. Liyakatsiz. Güçsüz. Kudretsiz. İktidarsız.

Nonadvantageous : Yararlı olmayan. Faydalı olmayan. Kazançlı olmayan. Karlı olmayan.

Vapid : Yavan. Tatsız. Lezzetsiz.

Unqualifiable : Değiştirilemez. Uygun olmayan. Uyarlanamaz. Düzeltilmez.

Savourless : Tatsız tuzsuz. Tatsız. Lezzetsiz.

Favourless synonyms : flat, cumbersome, tasteless, negativing, insipid, unfavourable, ineligibles, impractical, deprecating, bland, adverse, negatory, damaging, unpracticable, negatives, poorly, privative, undesirables, unadvantageous, objectionable, unfavorable, savorless, inconvenient, undesirable, disabled, prejudicial, impracticable, flavorless, unfairable, ineligible, insusceptible, exact opposite, inadequate.

Favourless zıt anlamlı kelimeler, Favourless kelime anlamı

Tasty : Yiyimli. Tadı güzel. Tatlı. Tadına doyulmayan. Zevkli. Çeşnili. Tadı yerinde. Lezzetli. Çekici veya fıstık veya yavru.