Federal state türkçesi Federal state nedir

  • Alanı ve nüfusuyla ayrımlı birkaç devletin bir bütün durumunda ortak bir siyasal yönetimde birleşmesiyle kurulan devlet.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Birleşik devlet.
  • Federal devlet.

Federal state ile ilgili cümleler

English: Germany is a federal state.
Turkish: Almanya federal bir devlettir.

English: Austria is a parliamentary republic in central Europe and consists of nine federal states.
Turkish: Avusturya, Orta Avrupa'da parlamenter bir cumhuriyettir ve dokuz federal eyaletten oluşur.

Federal state ingilizcede ne demek, Federal state nerede nasıl kullanılır?

Federal : Federe. Birleşik. Birleşik devletlere ait. Federal.

State : Durum. Belirlemek. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ayıtmak. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Görkem. Açıklamak. Saptamak. Yağday. İhtişam.

Federal agency : Devlet müessesesi.

Federal aviation administration : Federal havacılık idaresi. Havayolları güvenliğini denetleyen ve havayolu endüstrisini düzenleyen abd devlet kurumu. Faa.

Federal aviation agency : Federal havacılık ajansı. Havayolları güvenliğini denetleyen ve havayolu endüstrisini düzenleyen abd devlet kurumu. Faa.

 

Federal budget : Federal bütçe.

İngilizce Federal state Türkçe anlamı, Federal state eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Federal state ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey.

Altimetric profile : Kesit. Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş.

 

Agricultural co operative : Çiftçilerin tarım yaşamında kurdukları, çeşitli amaçlara yönelik işbirliğine dayanan ortaklık. Tarım kooperatifi.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Federal state synonyms : afforestation, alluvial deposit, adventife cone, agricultural specialisation, agricultural production, corporate state, aluvial coast.