Feel the pulse türkçesi Feel the pulse nedir
- Kalp atışını hissetmek.
- Ağız aramak.
- Bilek veya boyundaki atardamarlara parmağını bastırmak suretiyle kalp atışını kontrol etmek.
Feel the pulse ingilizcede ne demek, Feel the pulse nerede nasıl kullanılır?
Feel : Temas. Sezinlemek. Anlamak. Gibi gelmek. Hissetmek. Acımak. Yoklamak. Görünmek. Duymak. Kendini...hissetmek.
The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).
Pulse : Alan eşleme imi. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im. Nabız gibi atmak. Titreşmek. Niyet. Çarpmak. Alan eşlemesini sağlamak için, alan boşluğu süresinde verilen im. Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü. Vurum. Gürül gürül akmak (su).
Feel the cold : Üşümek. Soğuğun farkında olmak. Soğuk hava dolayısıyla acı çekmek. Soğuğu içinde hissetmek.
Feel the draught : Dara düşmek. Para sıkıntısı çekmek. Başı dara düşmek. Başı darda kalmak. Parasızlıktan güç günler geçirmek.
Felt the pulse : Boyun ve bilekteki atardamara parmaklarını bastırarark kalp atışını kontrol eden.
Feel the lack of : Eksikliğini hissetmek.
Feel the need of : İhtiyacını duymak. İhtiyacını hissetmek. İhtiyaç hissetmek.
Feel the tremor : Bir depremin sarsıntılarını hissetmek veya buna dikkat etmek.
Feeling the pulse : Düzenli kalp atışını hissetme. Nabzı hissetme. Elle nabzını kontrol etme.
İngilizce Feel the pulse Türkçe anlamı, Feel the pulse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Feel the pulse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fly a kite : Ortaya yem atmak. Karşılıksız çek vermek. Sahte bono çıkarmak. Zarf atmak. Uçurtma uçurtmak. Uçurtma uçurmak. Hatır senedi vermek. Nabız yoklamak.
Fish for information : Ağzını aramak. Bilgi almaya çalışmak.
See how the wind blows : Durumun ne olduğunu anlamak. Şartları kontrol etmek.
Sound out somebody : Ağzını aramak.
Take a sounding : Ağız yoklamak. Derinlik ölçmek. Ağzını aramak. İskandil etmek.
Pumped : Ağzından laf almak. Tulumba ile çekmek. [#pompa Pompalamak]. Hava basmak. Şişirmek. İnip çıkmak (barometre). Nefesini kesmek.
Pump : Nefesini kesmek. Hava basmak. Tulumba ile çekmek. Pompayla basmak. Suyu yükseğe çıkartan aygıt. Tulumba. Ağzından laf almak. Basaç.
Put out feelers : Ağzından laf almaya çalışmak. Ağzını aramak. Nabız yoklamak. Nabzını ölçmek. Ağzını yoklamak.
Fish for : Peşinde koşmak. Kazanmaya çalışmak.

Bu kısımda Feel the pulse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Feel the pulse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Feel the pulse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Feel the pulse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.