Fele nedir, Fele ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Arkaya yatık kısa boynuz.

Fele ile ilgili Cümleler

  • Üstüne üstlük, bu da feleğin cilvesi!
  • “Oyuna bir de kalender, feleğin çemberinden geçmiş ihtiyar komiser koyacaksınız.”
  • Dün felekten bir gece çaldık.
  • Ali feleğin sillesini yemiş bir kişi.

Fele ile ilgili Atasözü veya Deyim

feleğe küsmek : talihten yakınmak, şanstan ümidini kesmek.

feleğin çemberinden geçmek : hayatta acı tatlı günler görmüş geçirmiş olmak, olgunlaşmış, deneyim kazanmış olmak.

feleğin sillesini yemek (veya sillesine uğramak) : büyük bir yıkıma uğramak.

felek, kimine kavun yedirir kimine kelek : “bu dünyada kimi insanlar mutluluk içinde yaşarlar, kimileri de talihsizdirler” anlamında kullanılan bir söz.

felek yar olursa : “bir terslik çıkmazsa, şartlar uygun giderse” anlamında kullanılan bir söz.

felekten bir gün (veya gece) çalmak : güzel bir gün veya gece geçirmek.

felekten kam almak : güzel vakit geçirmek, istediği gibi eğlenmek.

Fele anlamı, kısaca tanımı

Çarkı felek : Samanyolu. Pervane

Felefeş : Önemsenmeyen iş.

Feleği şaşmak : Feleğini şaşırmak.

Feleğini şaşırmak : Ummadığı bir durumda kalmak, şaşkınlık içine düşmek.

Felek demiri : Kaldıraç.

Feleke : Kaydırak oyunu. Falaka.

Feleket : Arapça kökenli felâket: felaket; korkunç.

 

Felelemin : Buğday.

Felemidi : Sandık ya da dikiş makineleri içindeki küçük göz, çekmece.

Felemit : Sandık ya da dikiş makineleri içindeki küçük göz, çekmece.

Felemma : Çok politik kişi. Orospu; kavgacı, huysuz, hafifmeşrep kadın.

Felen : Merdiven. Falan. Filan.

Felenbur : Ihlamur.

Felenıma : Orospu.

Felenk : Kayığın kolayca yüzdürülmesi ya da karaya çekilmesi için üzerine donyağı sürülen ortası kertikli ağaçlar. Kaldıraç. [Bakınız: felek]. Büyük kazanları indirip bindirmeğe yarayan sırık. Kayık ve mavnaları sudan karaya, karadan suya çekmede kullanılan ağaç kızaklar.

Felense : İplikten dokunmuş bir çeşit kilim.

Felercika : Masura sarmaya yarayan araç.

Felesek : Duvar arasındaki hatıla çakılan dilme parçası.

Feleyh : Felek.

Felek : Gök, gökyüzü, sema. Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı. Talih, baht, şans. Dünya, âlem.

Felekiyat : Gök bilimi.

Felemenk : Bugünkü Hollanda, Belçika ve Kuzeydoğu Fransa'ya eskiden verilen ad.

Felemenkçe : Felemenk dili. Bu dille yazılmış olan.

Felemenkli : Felemenk halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

Kahpe felek : "Rast gelmeyen, yâr olmayan, kötü talih veya kader" anlamında kullanılan bir söz, kambur felek.

Kambur felek : Kahpe felek.

Diğer dillerde Feldspatsılar anlamı nedir?

İngilizce'de Feldspatsılar ne demek ? : feldspathoid