Felt bad türkçesi Felt bad nedir

  • Korkunç hisseden.
  • Berbat hisseden.
  • Kötü hisseden.
  • İyi hissetmeyen.

Felt bad ile ilgili cümleler

English: I felt bad afterwards.
Turkish: Sonradan kötü hissettim.

English: I felt bad, so I was admitted into the hospital. However, it turned out that there was nothing really wrong with me.
Turkish: Kötü hissediyordum, bu yüzden hastaneye kabul edildim. Fakat bende gerçekten sağlıksız bir şey olmadığı anlaşıldı.

English: I'm feeling better now, but I sure felt bad this morning.
Turkish: Şu an kendimi daha iyi hissediyorum ama bu sabah kendimi kötü hissetmiştim.

English: Ali felt bad.
Turkish: Ali kötü hissetti.

English: I felt bad about picking on him.
Turkish: Ona sataşma hakkında kötü hissettim.

Felt bad ingilizcede ne demek, Felt bad nerede nasıl kullanılır?

Felt : Keçe yapmak. Keçelemek. Keçe. Karton. Keçeleşmek. Keçe ile kaplamak. Fötr. Muşamba. Keçeli. Keçeleştirmek.

Bad : Sert. Kötülük. Terbiyesiz. Aynasız. Yetersiz çelgi. Bozuk. Berbat. Kem. Batak.

Felt bad about it : Acıyan. Acıma hisseden. Pişmanlık hisseden. - hakkında endişe ve kaygı hisseden. Pişman olan.

Felt at ease : Rahatlamış hisseden. Rahat hisseden.

Felt at home : Rahat hisseden. Evindeymiş gibi hisseden. Özgür hisseden.

Felt better : Daha iyi hisseden. Durumunun geliştiğini hisseden. Durumu daha iyiye gidiyormuş gibi hisseden.

 

İngilizce Felt bad Türkçe anlamı, Felt bad eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Felt bad ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gippy : Hasta. (argo terim) mide bulandırıcı (mide veya bağırsak bozukluğu gibi). Hastalıklı.

Feels bad : Pişmanlık ve üzüntü içerisinde olan.

Feels lousy : Çok kötü fiziksel ve duygusal bir durumda olduğunu hisseden. Kendini iğrenç hisseden. Perişan hisseden. Gerçekten berbat hisseden.