Fescues türkçesi Fescues nedir

Fescues ingilizcede ne demek, Fescues nerede nasıl kullanılır?

Fescue foot : Yumak otu ayağı. Sığırların ayaklarında topallık ve kuru kangren oluşumuyla belirgin bir çeşit alkaloit zehirlenmesi, yumak otu zehirlenmesi. kamışsı yumak otunda üreyen claviceps purpura ve acremonium coenophialum adlı mantarlar tarafından salgılanan ergot ve diğer alkaloitlerin damar daraltıcı etkisiyle oluşur.

Fescue grass : Çayır otu.

Fescue summer toxicosis : Yumak otu yaz hastalığı. Sütçü sığırlarda yüksek ateş ve süt verilmesinin ileri derecede azalmasıyla belirgin bir çeşit alkaloit zehirlenmesi, yumak otu zehirlenmesi. yumak otunun yüksek çevre sıcaklığında depolanmaları sonucu parazitik mantarların üremesi ve zehir salgılamaları sonucu oluşur.

Fescue : Çayır otu. Sopa. Bir çayır otu. Çayır yumağı. Yumak otu. Buğdaygiller ailesinde yer alan, mera veya çayırlarda yetişen, otsu bir bitki türü, çayır otu. kamışsı yumak, fecuata arundinacea, çayır yumağı fecuata pratensis koyun yumağı, fecuata ovina ve kırmızı yumak, fecuata rubra türleri bulunur. bu otlar meralarda bulunan çoğunlukla zararsız olmakla birlikte, özellikle kamışsı yumak bitkisinde, nematodların veya iç parazit olarak bulunan mantar metabolitleri sığırlarda akut veya kronik zehirlenmeler biçimlenir. İşaret değneği (okul).

 

Fescennine : Ayıp. Müstehcen. Açık saçık. Kaba. Ahlaksız.

Festering : Cerahat topla. Cerahatli. Kanlı irin. İltahaplı. İrin dolu.

Fessing : Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi. Hanedan armasının çevresini saran geniş şerit.

Fester : Kokmak. İrinlenmek. İltihaplanmak. Azmak. Kafasına takılmak. Dert etmek. Çürümek. İrin toplamak. Mikrop kapmak. Küflenmek.

Rufescent : Kırmızımtırak. Kırmızımsı.

Festal : Şen. Sevinçli. Bayram. Bayram ile ilgili. Yortuya ait. Bayrama ait. Eğlenceli. Neşeli.

İngilizce Fescues Türkçe anlamı, Fescues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fescues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring through : Kurtarmak. Ayıltmak. Hayatını kurtarmak. -den kurtarmak. Tedavi etmek. Korumak. İyileştirmek. Kendine getirmek.

Deliverance : Kurtarma. Kanı. Kurtuluş. Yargı. Verme. Kurtulma. Hüküm.

Recovery : Dinlenme. Bir dizgenin üzerindeki dış etkilerin kalkmasıyla başlangıçtaki duruma dönmesi. Düzelme. Geri kazanma. Geri dönüştürme. Kurtulma. Geri alma. Toparlanma. İktisadi çevrimdeki genişleme aşamasının başlangıç dönemi. Parayı yeniden geri alma.

Billy : Çaydanlık. Cop. Çomak. Erkek keçi. Teke. Amfetamin. Erkek ismi.

Retrieval : Kurtarma. Yeniden düzeltme. Yeniden ele geçirme. Tekrar ele geçirme. Yeniden kazanma. Yeniden alma. Bilgi bulma. Bilgi çıkarma. Telafi etme. Bulup getirme.

Fescue : Yumak otu. Bir çayır otu. Buğdaygiller ailesinde yer alan, mera veya çayırlarda yetişen, otsu bir bitki türü, çayır otu. kamışsı yumak, fecuata arundinacea, çayır yumağı fecuata pratensis koyun yumağı, fecuata ovina ve kırmızı yumak, fecuata rubra türleri bulunur. bu otlar meralarda bulunan çoğunlukla zararsız olmakla birlikte, özellikle kamışsı yumak bitkisinde, nematodların veya iç parazit olarak bulunan mantar metabolitleri sığırlarda akut veya kronik zehirlenmeler biçimlenir.

 

Rye grass : Kara çayır. Karaçayır. Karamuk. Delice otu.

Club : Çomak. Toplanmak. Coplamak. Toplamak. Kulüp. Dernek. Sopayla dövmek. Katılmak. Sinek (iskambil).

Canings : Dayak.

Saving : Tutum. Kurtaran. Kazandırma. Durumu idare eden. Kazandırıcı. Kurtarıcı. Tutumlu. Tasarrufta bulunma. Kısıtlayıcı. Koruma.

Fescues synonyms : search and rescue mission, fescue grass, caning, blackjacked, timothies, blackjacks, reformation, deliver, save, carry through, beating, bludgeon, redemption, reprieve, batons, cane, salvation, salvage, reclamation, bastinadoes, beatings, blackjack, bastinado, pull through, lifesaving, delivery, relieve, meadow grass, baton, salve, blackjacking.

Fescues zıt anlamlı kelimeler, Fescues kelime anlamı

Lost : Boşa gitmiş. Kaybolmuş. Değerlendirilmemiş. Kendini kaybetmiş. Zayi. Mahvolmuş. Şaşırmış. Düşünceye dalmış. Kaybedilmiş. Geçmiş.