Fessing türkçesi Fessing nedir

  • Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi.
  • Hanedan armasının çevresini saran geniş şerit.

Fessing ile ilgili cümleler

English: Ali began confessing.
Turkish: Ali itiraf etmeye başladı.

Fessing ingilizcede ne demek, Fessing nerede nasıl kullanılır?

Confessing : Kabullenmek. İkrar etmek. Günah çıkartmak. Söylemek. İtiraf etmek. Günah çıkarmak. Kabul etmek.

Professing : İcra etmek (meslek). Açıkça söylemek. Açıklama. Profesörlük yapmak. İddia etme. İtiraf etmek. Yapmak. Öğretmek. İddia etmek.

Academic profession : Akademik meslek. Yüksek öğrenim kariyeri. Üniversitede veya yüksekokulda yapılan kariyer.

Acceptability of confession : İtirafın kabul edilebilirliği. Adliye mahkemesinde ifadenin geçerliliği. Adliye mahkemesinde ikrarın güvenirliği.

Cinema profession : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemacılık uğraşı. Sinemanın çeşitli kollarından herhangi birinde yapılan iş, uğraş konusu.

Computer professional : Profesyonel bilgisayarcı. Bilgisayar profesyoneli.

Confession : İtiraf. Günah çıkarma.

Enter a profession : Mesleğe girmek. Bir meslek edinmek.

Confessional : Günah çıkarma hücresi. Günah çıkarılan gizli oda. İtiraf ile ilgili. Günah çıkartma hücresi. Günah çıkarma ile ilgili.

Confessionals : Günah çıkarılan gizli oda. Günah çıkarma hücresi. Günah çıkarma ile ilgili. İtiraf ile ilgili. Günah çıkartma hücresi.

 

İngilizce Fessing Türkçe anlamı, Fessing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fessing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stab : Denemek. Hançerlemek. İhanet etmek. Batırmak. Zımbalamak. Saplamak. Şişlemek. Delmek. Bıçaklamak. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat).

Sexual urge : Cinsel dürtü.

Pridefulness : Gururluluk.

Gratitude : Gönül borcu. Şükran. Minnet. Memnuniyet. Şükür. İyilikbilirlik. Kadirşinaslık. Minnettarlık. Değerbilirlik.

Opinion : Kanı. Yargı. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Önemseme. Akıl. Kanaat. Teşhis. Fikir.

Ambivalence : Karşıt duyguların birlikte yaşanması. Müphemlik. Duygu karmaşası. Duygu ikilemi. İki değerlilik. Belirsizlik. Çelişik duyguları olma. Duygu tezatlığı. Ambivalens.

Enthusiasm : Çoşkunluk. Coşkunluk. Gayret. İsteklilik. Şevk. Hayranlık. Şevku-teheyyüç. Coşku. Heves. İstek.

Solemnity : Vakar. Heybet. Resmilik. Ciddilik. Büyük ciddiyet. Ağırbaşlılık. Tantanalı tören. Dinsel tören. Kanuni formalite. Tören.

Pride : Gurur. Kibir. İzzetinefis. Gurur duymak. Övünç. Haysiyet. Övünmek. Kıvanç. Özsaygı. Tafra.

Heart : Göbek. Vicdan. Kararlılık. Azim. Orta. Merkez. Gönül. Yürek. Orta kısım.

Fessing synonyms : affectionateness, first blush, philia, pleasance, affection, passionateness, calmness, sensitiveness, sympathy, soulfulness, ungratefulness, humor, ambivalency, belief, apathy, thought, shame, pleasure, notion, sex, sadness, bravery, happiness, presence, dislike, fellow feeling, thing, agitation, desire, painfulness, hope, mood, unhappiness.

 

Fessing zıt anlamlı kelimeler, Fessing kelime anlamı

Gratitude : Gönül borcu. İyilikbilirlik. Minnettarlık. Değerbilirlik. Memnuniyet. Minnet. Şükür. Kadirşinaslık. Şükran.

Pain : Canını yakmak. Kalbini kırmak. Ağrı. Baş belası. Üzmek. Sızı. Acı. Acı çekmek. Acıtmak. İncitmek.

Liking : Meyil. Zevk. Hoşlanma. İlgi. Alaka. Sempati. Beğeni. Sevme. Düşkünlük. Beğenme.

Fessing antonyms : agitation, ingratitude, concern, gravity, sadness, despair, calmness, hope, humility, pleasure, dislike, pride, levity, happiness, fear, found.