Fibrinolytic türkçesi Fibrinolytic nedir
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Pıhtı teli eriten.
- Fibrinolitik.
- Fibrinin enzimatik çözülmesine ilişkin (kimya).
- Damar içinde oluşan trombüsü eriten ve böylece trombozla tıkanmış damarı açan ilaç, trombolitik ilaç.
Fibrinolytic ingilizcede ne demek, Fibrinolytic nerede nasıl kullanılır?
Fibrinolyticencephalopathy : Limousin ve simmental ırkı buzağılarda, klinik olarak körlük, kas hareketlerinde ölçüsüzlük, opistotonus, kas koordinasyon bozukluluğu, kilo kaybıyla, patolojik olarak ise beyinde, beyaz maddenin süngerimsi dejenerasyonu sonu erime odakları ve boşluk oluşumuyla belirgin kalıtsal hastalık. Miyelinolitik ensefalopati.
Fibrinolysin : Pıhtı teli eritici. Plazmin. Fibrinolizin. Fibrinin çözülmesinde yardım eden enzim.
Fibrinolysis : Fibrinin enzimatik çözülmesi (kimya). Pıhtı teli erimesi. Fibrinoliz. Fibrin pıhtısının plazmin enzimi tarafından parçalanıp çözünmesi olayı.
Profibrinolysine : Plazminojen. Profibrinolizin.
İngilizce Fibrinolytic Türkçe anlamı, Fibrinolytic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fibrinolytic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dissolution : Bir katının bir sıvı içinde kültürel bir çözeltisini hazırlama. Tanecikler içindeki ilacın moleküllerinin mide veya bağırsak suyunda çözünmesi. Çözündürme. İptal. Hallolma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sona erme. Bir özdeğin, çözgenle karıştırıldıktan sonra, çözgen içine tektürel bir çözelti oluşturacak biçimde dağılması. Fesih. Eritme.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Abdomen. Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Enzyme : Canlı gözelerce bir taşıyıcı proteinle buna bağlı metal kümelerden üretilip dirilkimyasal tepkimeleri tezleştiren özdek. Dirilkimyasal tepkimeleri, her birine özgün biçimde tezgenleyen önemli tezgen türü önbesi özdeciği. Özgen. Anamaya. Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen, besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan, organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen, bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik, protein tabiatında maddeler. katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. Enzim. Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Biyokimyasal tepkimeleri başlatan, hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler. Ferment. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Eksendışı.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane. Kesimevi.
Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.
Fibrinolytic synonyms : plasminogen, abdominal ovariectomy, a c syndrom, a dna, a amplitude mod, a crochordon, disintegration, plasmin, a band, abdominal palpation, abdominal fat necrosis.

Bu kısımda Fibrinolytic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fibrinolytic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fibrinolytic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fibrinolytic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.