Fibrocyte türkçesi Fibrocyte nedir
- İğ göze.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Fibroblasttan gelişen ve aktif olmayan hücre.
- Fibrosit.
- Fibroblastların olgunlaşmış ve daha az etkin olan biçimi. daha yassı ve çok az sitoplazma içinde koyu boyanmış, sitoplazmaya uygun ince çekirdekleri bulunur.
Fibrocyte ingilizcede ne demek, Fibrocyte nerede nasıl kullanılır?
Fibrocystic : Fibrokistik. Fibrokistlerden oluşan. yapısında bağ dokusu artışıyla birlikte kistik boşluklarda gösteren. fibrokiste ait olan, fibrokistle ilgili olan.
Fibrocarcinoma : Fibrokarsinom. Skiröz karsinom.
Fibrocartilage : Fibrokartilaj. Telli kıkırdak. Sık telli bağ dokusu ile hiyalin kıkırdak arasında bir yapıya sahip olan, hücreler arası maddesinde paralel uzanan kalın kollagen telleri kapsayan, hücreleri bu teller arasında tek sıra halinde lakünler içinde bulunan, perikondriyumsuz, vücutta omurlar arası diskler ve ligamentlerin kemiklere bağlandığı yerlerde görülen bir kıkırdak dokusu tipi. fibröz kıkırdak. Lifli kıkırdak.
Fibrocartilaginous : Fibrokartilajinöz. Lifli kıkırdaka ilişkin.
Fibrocartilago : İpliksel kıkırdak. Fibrokartilago.
Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi. Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi.
Fibro : Fiber. Lif.
Fibroadenomatosis of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatozisi. Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi.
Fibrochondroma : Fibrokondrom. Yapısında yer yer fibröz bağ doku odakları bulunan ve kıkırdak dokusundan köken alan iyicil tümör.
Fibroadenoma : Lifli doku içeren ve kanserli olmayan tümör. Fibroadenom. Fıbroadenom.
İngilizce Fibrocyte Türkçe anlamı, Fibrocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fibrocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Red blood cell : Kırmızı kan hücresi. Alyuvar. Rbc. Eritrosit.
Erythrocyte : Alyuvar. Kırmızı kan hücresi. Omurgalı hayvanlarda kanın biçimli elemanlarının çoğunluğunu oluşturan, yandan bakıldığında içbükey disk biçiminde, üstten bakıldığında yuvarlak, ancak deve ve lamada oval olan, memelilerde çekirdeksiz olmasına karşın kanatlı, sürüngen, balık ve kurbağalarda çekirdekli olan, çapı hayvan türlerine göre 4-9 mikrometre arasında değişen, bileşimindeki hemoglobinle kana kırmızı rengi veren ve en önemli görevleri içerdiği hemoglobinle akciğerlerden dokulara oksijeni, dokulardan akciğerlere ise karbondioksiti taşıyan ve yüzeylerinde bulunan antijenlerle kan gruplarının belirlenmesini sağlayan kırmızı kan hücreleri, kırmızı kan küresi, alyuvar, rbc. insan ve bazı hayvan türlerinde alyuvar sayıları (x106 /mm3 olarak); insan (e): 5.4 (4.5-6.0), (k): 4.8 (4.0-5.5), at: 9.5 (6.5-12.5), sığır: 7.0 (5.0-10.0), koyun: 12 (8.0-16.0), keçi: 13 (8.0-18.0), köpek. 6.8 (5.5-8.5), kedi: 7.5 (5.0-10.0). Hemati. Rbc. Eritrosit. Genellikle yuvarlak ve çekirdeksiz, balık ve bazı canlılarda oval ve çekirdekli olan, yapısında oksijen bağlama yeteneğine sahip hemoglobini bulunduran kırmızı renkli kan hücresi, eritrosit, kırmızı kan hücresi. Omurgalı hayvanların kanında bulunan, memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi, oval ve çekirdekli olan, içindeki hemoglabinle oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan hücresi. kırmızı kan hücresi, eritrosit.
Mast cell : Bazofillere benzeyen, ıge için fc almacı taşıyan, ıge ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler. Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Mast hücresi. Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında e antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. mastosit, labrosit.
Fibrositis : Adale romatizması. Doku romatizması. Fibrozit.
Mastocyte : Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında e antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. mastosit, labrosit. Mastosit. Mast hücresi.
Somatic cell : Canlılarda eşey hücreleri haricindeki diğer hücreler, somatik hücre, soma hücresi. Vücudu oluşturan tüm hücrelerden herhangi biri (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere). Vücut hücresi. Somatik hücre. Spor yaratmayan bakteri.
Connective tissue : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Bağ dokusu. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. örnek: gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu vb. lamina propria. Bağdoku. Destekdoku. Bağ doku. Bağlayıcı doku. Konektif doku.
Rbc : Hemoglobini ve kandaki oksijenin büyük kısmını taşıyan hücre. Alyuvar. Rbc. Kırmızı kan hücresi. Omurgalı hayvanlarda kanın biçimli elemanlarının çoğunluğunu oluşturan, yandan bakıldığında içbükey disk biçiminde, üstten bakıldığında yuvarlak, ancak deve ve lamada oval olan, memelilerde çekirdeksiz olmasına karşın kanatlı, sürüngen, balık ve kurbağalarda çekirdekli olan, çapı hayvan türlerine göre 4-9 mikrometre arasında değişen, bileşimindeki hemoglobinle kana kırmızı rengi veren ve en önemli görevleri içerdiği hemoglobinle akciğerlerden dokulara oksijeni, dokulardan akciğerlere ise karbondioksiti taşıyan ve yüzeylerinde bulunan antijenlerle kan gruplarının belirlenmesini sağlayan kırmızı kan hücreleri, kırmızı kan küresi, alyuvar, rbc. insan ve bazı hayvan türlerinde alyuvar sayıları (x106 /mm3 olarak); insan (e): 5.4 (4.5-6.0), (k): 4.8 (4.0-5.5), at: 9.5 (6.5-12.5), sığır: 7.0 (5.0-10.0), koyun: 12 (8.0-16.0), keçi: 13 (8.0-18.0), köpek. 6.8 (5.5-8.5), kedi: 7.5 (5.0-10.0).
Fibrocyte synonyms : vegetative cell.

Bu kısımda Fibrocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fibrocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fibrocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fibrocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.