Fiction türkçesi Fiction nedir

  • Uydurma.
  • Roman.
  • Fiksiyon.
  • Muhayyelat.
  • Düş ürünü yapıt.
  • Masal.
  • Kurgu.
  • Kurmaca yazın.
  • İcat.
  • Yapıntı.
  • Gerçekdışı kişi ve oluşumları konu alan anlatı türü. bk. kutyasak yapıntı, krş. uydurma masal, yanıltmacalı masal, gerçekçi masal.
  • Roman ve hikaye edebiyatı.
  • Olgusal karşılığı olmamakla birlikte usalır bir durumun imgesel tasarımı.
  • Düş.
  • Hayal ürünü.
  • Hayal ürünü şey.
  • Hayal ürünü roman.
  • Hayal.

Fiction ile ilgili cümleler

English: Do you like science fiction movies?
Turkish: Bilim kurgu filmleri sever misin?

English: I'm looking for erotic science fiction novels.
Turkish: Erotik bilim-kurgu romanları arıyorum.

English: Which do you like better, fiction or non-fiction?
Turkish: Hangisini daha çok seversin, kurgu ya da kurgu olmayan?

English: I like science fiction better.
Turkish: Bilim kurguyu daha çok seviyorum.

English: Have you seen the new science fiction movie from Steven Spielberg?
Turkish: Steven Spielberg'in yeni bilim kurgu filmini izlediniz mi?

Fiction ingilizcede ne demek, Fiction nerede nasıl kullanılır?

Fiction film : Gerçek yaşamdan alınma ya da oyunluk yazarının düşgücüyle yarattığı bir konuyu öykü biçiminde sunan film. Öykülü film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fact is stranger than fiction : Gerçekler hayallerden daha gariptir. Gerçek hayatta gerçekleşen şeyler genellikle uydurulan hikayelerdekinden daha tuhaftır. Gerçek kurgudan daha şaşırtıcıdır.

 

Folk fiction : Sözlü halk geleneği. Halk düşününün yarattığı gelenek, bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek, kişisel gelenek. Halk kültürünün sözlü ürünlerden oluşan kesimi, bk. halk kültürü, sözlü gelenek. Halk yapıntısı.

Legal fiction : Yasal kurgu. Yasal dayanak gerektiren varsayım. Kanuni faraziye. Yasal olarak öyle olmadığı halde öyleymiş gibi kabul etme.

Non fiction : Kurmaca olmayan yazın türü. Kurgusal olmayan düzyazı.

Fictional : Kurmaca. Kurgusal. Romana ait. Hayali. Uydurma. İmgesel. Düşsel.

Fictionalise : Hayali veya kurgusalmış gibi davranmak (ayrıca fictionalize). Hikaye şekline sokmak. Kurgulamak. Hayali bir öyküye dönüşmek veya dönüştürmek.

Fictional character : Hayali karakter. Kurgusal edebi çalışmadaki (oyun, kitap, sinema) hayali karakter.

Fictionalisation : Hayali bir öyküye dönüşme veya dönüştürme. Romanlaştırma. Gerçeklere dayanan ancak kurgusalmış (hayali) gibi bir formatta yazılan edebi çalışma (ayrıca fictionalization). Hayali ve kurgusal bir formatta yazma.

Fictionalization : Romanlaştırma. Hayali ve kurgusal bir formatta yazma. Hayali bir öyküye dönüşme veya dönüştürme. Gerçeklere dayanan ancak kurgusalmış (hayali) gibi bir formatta yazılan edebi çalışma (ayrıca fictionalisation).

İngilizce Fiction Türkçe anlamı, Fiction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fiction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creation : Atama. Evrenalem. Eser. Acun. Alem. Yaratma. Ortaya bir yapıt koyma. Yaratım. Hilkat.

 

Castles in the air : Hayali plan.

Legend : Bir haritanın türünü, ölçeğini, eşit aralık değeri ve öteki özelliklerini belirlemek için yanlarına eklenen açıklamalar. Bilgisayar, coğrafya alanlarında kullanılır. Açıklamalar. Menkıbe. Efsane. Kısa yazı. Yazıt. Gösterge. Harita imleri. Mit.

Day dreaming : Hayalperest bir şekilde plan yapma. Hayal kurmak. Hayal kurma. Gün boyunca düşlenen hoş düşünceler veya hayaller dizisi. Hülya.

Myth : Hayali şey. Tarih öncesi tanrılarının serüvenlerini anlatan öykü. Hayali kimse veya şey. Tanrıların, insanların, kahramanların ve evrenin yaratılışının yanı sıra ilk günahı, ilk ölümü, tufanı, tanrıların insanları nasıl cezalandırdıklarını, ikinci planda ise avcılığın ve hayvancılığın başlangıcını, bitkilerden nasıl yararlanıldığını, ateşin ilk kez elde edilişini, cinsel hayatın başlangıcını; ilk ailenin, törelerin ve toplumsal kurumların ortaya çıkışını konu edinen; bunları destansı ve şiirli bir dille anlatan, çoğu zaman kutsal sayılan öyküler. Esatir. Mit. Efsane. Tarih öncesi tanrıların yaşamlarını ve kahramanların serüvenlerini anlatan ve bir toplumun inançlarını, duygularını, eğilimlerini dolayısıyla yansıtan efsane. Hayali.

Novel : Yeni çıkmış. Alışılmamış. Orijinal. Tuhaf. Öykü. Oluştukları yerlerle çağları belirli, gerçek ya da dinleyenlerin anlayışına uygun gerçekdışı tansıksal olayları konu alan halk anlatımlarının tümü. bk. duygusal masal, öykücük, alışılmış masal, öykünce, yiğitlik masalı, krş. öykülü saga, gerçekçi masal. Değişik. Özgün. Eşi benzeri olmayan.

Dereistic : Düş kurmayla ilgili. Gerçeklikten kopmayla ilgili. Hayal kurmayla ilgili. Hayal ürünü düşünce. İçe yönelimli. Otistik. İçine kapanık.

Artifice : Desise. Kurnazlık. Marifet. Beceri. Sanat. Ustalık. Oyun. Hile. Hüner.

Gypsy : Çingene. Roman gibi yaşayan kimse. Çingenece. Bkz.gipsy.

Gypsying : Roman gibi yaşayan kimse. Çingene.

Fiction synonyms : literary composition, literary work, canards, dystopia, utopia, conformation, concoction, folk tale, fairy story, fanciful, conformations, creations, montage, gestes, fairy tale, fantasies, romany, fabrication, castles in spain, phantasy, airy fairy, geste, imaginary, contrivance, daydream, romanesque, rom, editing, colorable, canard, configuration, storybook, castle in the air.

Fiction zıt anlamlı kelimeler, Fiction kelime anlamı

Truth : İçtenlik. Gerçek. Gerçekliğin, düşüncede gerçeğe uygun biçimde yansıması. Dürüstlük. Doğruluk. Gerçek durum. Temel hakikat. Filvaki. Temel gerçeklik.

Fiction ingilizce tanımı, definition of Fiction

Fiction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, by a mere fiction of the mind. The act of feigning, inventing, or imagining.