Field glass türkçesi Field glass nedir

  • El dürbünü.
  • Çiftli dürbün.
  • Askeri dürbün.
  • Dürbün.

Field glass ingilizcede ne demek, Field glass nerede nasıl kullanılır?

Field : Tarla. Ayaktopu oyununun oynandığı, uzunluğu en az 90, en çok 120, genişliği ise en az 45, en çok 90 m. olan toprak ya da çimle kaplı düz yer. Cevaplandırmak. Saha. Sahaya çıkarmak. Çerçevenin en üst satırından en alt satırına kadar yatay taramanın tümü. Bir özdeğin, bir mıknatısın ya da bir elektrik yükü'nün çevresinde uyarılan kendini kuvvet etkisi ile belli eden yönleçsel, doğabilimsel nicelik. Top atmak (kriket). Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Cevabı yapıştırmak.

Glass : Camlamak. Ayna. Sırça. Mercek. Gözlük camı. Cam kavanoza koymak. Cam takmak. Bardak. Cam eşya. Cam gibi yapmak.

Field glasses : El dürbünü. Dürbün. Arazi dürbünü. Çifte dürbün. Çiftli dürbün.

Field ambulance : Savaş alanında yaralı askerleri toplayan askeri ambulans. Sahra ambülansı.

Field and track athletics : Bir koşu parkurunda ve bitişik alanlarda gerçekleştirilen rekabetçi spor müsabakaları (ör. koşma, sıçrama, disk atma, vb.).

Field application engineer : Fae. Saha mühendisi. Bir iş alanında çalışan ve pratik uygulamalar yapan mühendis (teorik çalışmanın zıttı). Saha uygulama mühendisi.

 

İngilizce Field glass Türkçe anlamı, Field glass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Field glass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Telescope : Gökcisimlerini büyüterek ayrıntılarını gösteren, mercek ve aynalardan oluşmuş ışıksal gözlem aygıtı. Ezilip iç içe geçmek. İç içe geçerek kısalmak. İçiçe geçirip kısaltmak. Ezip iç içe geçirmek. Irakgörür. Teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek. İç içe geçmek. Mercek dizgesinden oluşmuş bir nesne merceği ya da bir çukur ayna yardımıyla ışığı toplayan ve göz merceğiyle görüntüyü büyüten, böylece uzaktaki cisimlerin, yıldızların daha parlak ve açık görünmesini sağlayan optik düzen. göz merceği yerine fotoğraf plağı ya da başka alıcılar kullanılabilir. Teleskop.

Fieldglasses : Uzaktaki nesneleri görmeye yarayan el teleskobu.

Binocle : Binoki.

Binoculars : Bir borunun iki ucuna oturtulmuş iki yakınsak mercek ile arada bulunan doğrıutucu bir mercekten oluşan ve uzaktaki nesneleri büyüterek göstermeye yarayan ışıksal gözlem aygıtı. Irakgörür. Dürbün (iki gözle bakılabilen). Uzgözler.

Field glasses : Çifte dürbün. Arazi dürbünü.

Telescopes : Teleskopun elemanları gibi iç içe geçmek. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek. Teleskop. Ezip iç içe geçirmek. İç içe geçmek. Irakgörür. İç içe geçerek kısalmak. Ezilip iç içe geçmek.