Binocle türkçesi Binocle nedir

Binocle ingilizcede ne demek, Binocle nerede nasıl kullanılır?

Binoche : Juliette binoche (1964 doğumlu). Bir soyadı. Paris doğumlu fransız bir aktris (1996 yapımı the english patient {ingiliz hasta} filminde rol aldı).

Binocular : Binoküler. İki gözlü. İki gözün de kullanılmasını gerektiren. Dürbün (el tipi). İki gözle kullanılan. İki gözle bakma. Aynı anda iki gözle bakılabilen dürbün. Çiftgözmercekli.

Binocular fusion : Binoküler kaynaşma.

Binocular microscope : İki gözlü mikroskop. Dürbünlü mikroskop. Dürbünlü gözetleç. Aynı anda iki gözle bakılabilecek şekilde tasarlanmış mikroskop. Binoküler mikroskop.

Binocular rivalry : Binoküler rekabet.

Binomial : İki isimli. İkiterimli. İki terimli. Binom.

Binoculer : İki gözle yapılan veya olan. binus: çift, oculus: göz. Binokuler.

Binocular vision : Binoküler görüş. Binoküler görme. Nesnelerin iki gözle algılanması. İki gözle görme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aynı anda iki gözün de kullanıldığı görme.

Binomdist : Binomdağ.

Binocularly : Binoküler olarak. İki gözlü bir şekilde. İki gözle. Binoküler bir şekilde.

İngilizce Binocle Türkçe anlamı, Binocle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Binocle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Kickstand : Destek çubuğu. Bisikletin veya motosikletin ayakta durmasını destek. Bisikleti veya motosikleti destekleyen metal çubuk. Dayanak. Bisiklet omurgası. Bisiklet çatalı. Bisiklet veya motosiklet çatalı.

Sprocket : Zincir dişlisi. Cer dişlisi. Zincir dişlisi çarkı. Dişli çark. Film şeridi dişlisi. Dişli.

Treadle : Pedalla işletmek. Ayaklık. Pedal. Ayakçın. Pedalla çalıştırmak. Pedalla çalışmak. Dikiş makinesi ayak pedalı.

Lense : Mercek.

Telescope : İç içe geçmek. Ezip iç içe geçirmek. Gökgözler. İçiçe geçirip kısaltmak. Teleskop. İç içe geçerek kısalmak. Bir elemanı başka bir elemanın içine geçirmek. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Gökcisimlerini büyüterek ayrıntılarını gösteren, mercek ve aynalardan oluşmuş ışıksal gözlem aygıtı.

Splash guard : Deflektör. Sıçrama siperi. Çamurluk saçı. Çamurluk. Çamurtutan.

Field glasses : Arazi dürbünü. Çiftli dürbün. El dürbünü. Çifte dürbün.

All terrain bike : Atb. Arazi bisikleti. Her tür arazide kullanılabilen bisiklet veya motosiklet.

Ordinary : Alelade. Adi. Sıradan. Basit. Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Yetkili makam. Alışılmış. Lokanta. Alışılmış şey. Sıra işi.

Pedal : Pedalla çalıştırmak. Bisiklete binmek. Ayağa ait. Ayakçak. Pedal çevirmek. Pedalla işletmek. Ayaklık. Pedala basmak. Gaz pedalı.

Binocle synonyms : push bike, off roader, safety bicycle, lens system, foot lever, ordinary bicycle, wheeled vehicle, safety bike, mountain bike, bicycle seat, foot pedal, bicycle wheel, chain, telescopes, bicycle built for two, wheel, tandem, handlebar, saddle, cycle, fieldglasses, mudguard, lens, tandem bicycle, bike, coaster brake, field glass, sprocket wheel, binoculars, velocipede, eyeglass.

 

Binocle zıt anlamlı kelimeler, Binocle kelime anlamı

Walk : Eşlik etmek. Yürüyüşe çıkarmak. Gezinmek. Yürüyerek gitmek. Yürütmek. Yürüme. Gezdirmek. Gezmek. Adımla ölçmek. Yürüyüş yeri.

Binocle ingilizce tanımı, definition of Binocle

Binocle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dioptric telescope, fitted with two tubes joining, so as to enable a person to view an object with both eyes at once. A double-barreled field glass or an opera glass.