Kickstand türkçesi Kickstand nedir

  • Destek çubuğu.
  • Bisikleti veya motosikleti destekleyen metal çubuk.
  • Bisikletin veya motosikletin ayakta durmasını destek.
  • Dayanak.
  • Bisiklet veya motosiklet çatalı.
  • Bisiklet omurgası.
  • Bisiklet çatalı.

Kickstand ingilizcede ne demek, Kickstand nerede nasıl kullanılır?

Kickstands : Bisiklet veya motosiklet çatalı. Dayanak. Bisikletin veya motosikletin ayakta durmasını destek. Destek çubuğu. Bisikleti veya motosikleti destekleyen metal çubuk. Bisiklet çatalı. Bisiklet omurgası.

Kickstart : Teşvik eden insan. Motive eden insan. Ayakla basılan marş. Motosiklet marşı.

Kickstarting : Ayakla basılan marş. Motive eden insan. Motosiklet marşı. Teşvik eden insan.

Kickstarts : Ayakla basılan marş. Teşvik eden insan. Motive eden insan. Motosiklet marşı.

For kicks : Biraz heyecan veğlence elde etme uğruna. Biraz tatmin elde etmek için. Öylesine. Heyecan olsun diye. Eğlence olsun diye. Şaka olsun diye. İş olsun diye.

Dropkicks : Tiksindirici kimse (argo terim). Sektirerek vurma. Düşürme vuruş. İğrenç kimse. Top yere düşürülerek tam sekeceği sırada yapılan vuruş (amerikan futbolu). Aşağılık kimse.

Kickshaws : Ufak tefek süs. Abur cubur. Çerez. Küçük biblo.

Kicks : Tatmin (argo terim). Ayakkabı. Keyif. Zevk.

Sidekicks : Ortak. Arkadaş. Yardımcı. Kader arkadaşı.

Kickshaw : Abur cubur. Ufak tefek süs. Küçük biblo. Değersiz şey. Çerez.

İngilizce Kickstand Türkçe anlamı, Kickstand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kickstand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Motorcycle : Motor yuvgusunun oylumu 125 cm3 ten büyük olan iki tekerlekli motorlu taşıt. Motor. Motorlu çifteker. Motosiklet.

Bike : Bisikletle gezmek. Bisiklet. Bisiklet sürmek. Motosiklet. Bisiklete binmek. Motorsiklet. Motosiklete binmek. Motor veya önüne gelenle yatan kadın.

Base : Baz. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Temel. Dip. Kök. Altlık. Başlangıç sayısı. Taban. Depart. Dayandırmak.

Support : Taraf tutmak. Yardım etmek. Cesaret vermek. Deneyliklerde kimi aygıtların ya da düzeneklerin uygun konumlarda durmaları için kıskaçlarla tutturuldukları, sağlam tabanlı düşey demir çubuk. romolecule]. Destek çıkmak. Boru dayanığı. Sürdürmek. Lambanın telini tutmaya yarayan metal tel. Oyun düzenine göre asıl işi yüklenen oyuncuya ötekilerin yardıma hazır olması. Takviye etmek.

Baseline : Esas alınan çizgi. Başlama çizgisi. Taban çizgisi. Ana hat. Bir beyzbol sahasında koşucunun bir bölgeden diğerine koştuğu alan (beyzbol). Referans hattı. Sahanın sonunu gösteren hat (tenis). (yazım) harflerin tabanlarının oturduğu varsayılan hayali çizgi (g, y, p, q, ve j harflerinin kuyrukları dışarıda kalarak). Taban çizgisinde.

Anchorage : Demirleme. Sabitleme. Gemilerin demirleme yeri. Emniyet. Saplamalı bağlama. Demir. Güven. Güven kaynağı. Liman.

Abuttal : Köprü ayağı. Kemer ayağı.

Bracing : Destekleyiş. Kasalı gitarlarda kasanın sağlam ve dengeli durabilmesi, sesin doğru ve gür çıkabilmesi için ses tahtası içerisine yapıştırılan tahta çubuklar. Kiriş. Kirişleme. Bağlantı. Canlandırıcı. Destekleme. Kasalı gitarda ses tahtasının kirişlerle desteklenmesi işlemi. Zinde yapan.

Abutments : Köprü ayağı. Köprü kenar ayakları. Kemer ayağı.

Kickstand synonyms : kickstands, gaggers, bracings, anchorages, backstop, abutment, footing, bicycle fork, bases, basis, back rest, bicycle, wheel, cycle, foundation, rod, baselines, gagger.