Dürbün nedir, Dürbün ne demek

Dürbün; bir fizik terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

Atın kuyruğu.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir takımyıldızın adı.

İngilizce'de Dürbün ne demek? Dürbün ingilizcesi nedir?:

telescopium, tel (telescopü), telescope

Osmanlıca Dürbün ne demek? Dürbün Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

dûr-bin

Dürbün hakkında bilgiler

Dürbün, birbirinin aynı veya simetrik olan mercekler grubunun aynı noktaya odaklanacak şekilde yerleştirilerek gözlem yapacak kişinin her iki gözünü de kullanarak baktığında uzaktaki nesneleri yakındaymış gibi görmesine olanak veren cihazlara verilen genel addır.

Eğer nesnenin yüksekliği biliniyor ise, dürbün ile nesne arasındaki mesafenin hesaplanmasına olanak veren dürbün ve hesaplama yöntemi vardır. Örneğin bir Amerikan denizci dürbününde (7 x 50) 5 milyeme (bir daireyi 6400 parçaya bölen askeri açı birimi) eşdeğer açılar vardır. 1 milyem 1000 metre mesafede nesnenin en altı ile en üstü arasındaki 1 metrelik mesafeye eşittir.

Dürbün ile ilgili Cümleler

  • Ali Mary'ye dürbünü uzattı.
  • Ali dürbünüyle baktı.
  • Ali arabasının torpido gözünde bir dürbün tutar.
  • Çıplak gözle hâlâ imkansız. Ona dürbünle bakabilirsin.
  • Çıplak gözle ya da dürbün ya da teleskop gibi herhangi bir aletle doğrudan doğruya güneşe bakmamalısın.
  • Ali dürbünle baktı.
  • Ali dürbününden bakıyor.
 

Dürbün tanımı, anlamı:

Uzak : İhtimali az olan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Yakın olmayan yer. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Arada çok zaman bulunan.

Mercek : İçinden geçen paralel ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış saydam cisim, adese, lens.

Dürbünün tersiyle bakmak : Bir şeyi küçümsemek, olduğundan çok daha az önemli görmek.

Çiçek dürbünü : Kaleydoskop.

Dürbünlü : Dürbünü olan.

Cisim : Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

Görüntü : Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Manzara. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.

Büyütme : Büyütmek işi. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse.

 

Yaklaştırma : Yaklaştırmak işi.

Objektif : Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi. Nesnel, subjektif karşıtı.

Oküler : Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi.

Optik : Gözlükçü. Görme ile ilgili olan. Fizik biliminin ışık olaylarını inceleyen kolu.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan.

Gözetleme deliği : Kapının dışındakileri görmeye yarayan ve kapı ortasında açılmış mercekli delik, dikizlik.

Gözetleme : Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.

Dürbün sehpa : Ayakları uzayıp kısalabilen sehpa.

Diğer dillerde Dürbün anlamı nedir?

İngilizce'de Dürbün ne demek? : n. telescope, field glass, field-glasses, binoculars

Fransızca'da Dürbün : lunette [la], binoculaire [la], jumelles

Almanca'da Dürbün : n. Fernglas

Rusça'da Dürbün : n. бинокль (M)