Sprocket türkçesi Sprocket nedir

  • Dişli.
  • Dişli çark.
  • Zincir dişlisi.
  • Film şeridi dişlisi.
  • Cer dişlisi.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Zincir dişlisi çarkı.

Sprocket ingilizcede ne demek, Sprocket nerede nasıl kullanılır?

Sprocket chain : Aktarma zinciri. Devinen iki dingil arasında güç aktarmaya yarayan özel yapılı zincir. Tahrik zinciri.

Sprocket tooth : Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diş.

Sprocket wheel : Zincir dişlisi çarkı. Dişli makara. Dişli çark. Zincir dişlisi. Dişli zincir çarkı.

Bottom sprocket : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alt dişli tambur. Son dişli tambur. Filmi, alıcı, gösterici, bakımlık, basım aygıtı vb. aygıtların düzeneğinden alıp alıcı makaraya veren dişli. Alıcı dişli.

Camshaft sprocket : Kam mili dişlisi. Dağıtım mili dişlisi. Dağıtım dingili dişlisi. Anadingil dişlisinden aldığı dönme devimiyle dağıtım dingilini çeviren dişli.

Sprout : Bitmek. Brüksellahanası. Küçüklahana. Filizlenmek. Çimlenmek. Sürgün. Çıkarmak. Tomurcuk. Sürmek. Bitmek (tohum veya tüy veya sakal veya saç).

Feed sprocket : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmi; alıcı, gösterici, bakımlık, basım aygıtı vb. aygıtların düzeneğine verip verici makaradan çıkaran dişli. Verici dişli.

 

Upper sprocket : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Verici dişli. Filmi; alıcı, gösterici, bakımlık, basım aygıtı vb. aygıtların düzeneğine verip verici makaradan çıkaran dişli.

Take up sprocket : Filmi, alıcı, gösterici, bakımlık, basım aygıtı vb. aygıtların düzeneğinden alıp alıcı makaraya veren dişli. Zincir germe dişlisi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı dişli.

Previousprocedure : Öncekiyordam.

İngilizce Sprocket Türkçe anlamı, Sprocket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sprocket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denticulated : Çentikli. Çıkıntılı.

Abandon : Kendini tamamıyla vermek. Bırakma. Boşlamak. Vazgeçmek. Durdurmak. Başından atmak. Kendini kaptırmak. Viran hale getirmek. Dayandırmak.

Ratchet wheel : Cırcırlı makara. Mandallı çark. Kilit çarkı. Tek yöne dönüşüne izin verilen dişli. Mandallı dişli çark. Mandallı çark  .

Additional support : Ek destek.

Cogwheel : Çark.

Wheel : Döndürmek. Çark. El arabasıyla götürmek. Teker. Dönmek. Daireler çizerek dönmek. Çark etmek. Direksiyon. Çark ettirmek.

Dentated : Dişleri olan (botanik, zooloji).

Adit : Giriş. Giriş galerisi. Giriş lağımı. Yaklaşım iç yolu. Galeri. Yatay giriş galerisi. Tünel. Maden ocağı ağzı. Maden galerisi.

Acetylene lamp : Karpit lambası. Karpit ışıtacı. Asetilen lambası.

Dentate : Tarak şeklinde. İri ve keskin olan dişlerin eksenleri yaprağa dikey durumda olması. Dentat. Dişleri olan.

Sprocket synonyms : photographic camera, escalloped, toothed wheel, rack wheel, cogwheels, acid rock, dented, advance per shift, crenellated, gearwheels, bicycle, gear wheel, acidization, accident frequency, advance heading, bike, crenelated, abandoned mine, roller, cogged, formidable, sprockets, escaloped, gearwheel, additional flotation, cog wheel, cycle, activated carbon, chainwheel, actinolite, acid treatment, cog, sprocket wheel.

 

Sprocket ingilizce tanımı, definition of Sprocket

Sprocket kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tooth or projection, as on the periphery of a wheel, shaped so as to engage with a chain.