Teleskop nedir, Teleskop ne demek

Teleskop; bir gök bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür

"Teleskop" ile ilgili cümle

  • "Teleskopların kuvveti arttıkça bilinen gök cisimlerinin sayısı ve kâinatın hacmi de genişlemiştir." - M. Kaplan

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

[Bakınız: ırakgörür]

Osmanlıca Teleskop ne demek? Teleskop Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

rasad dürbünü

Teleskop anlamı, tanımı:

Irakgörür : Teleskop.

Teles : Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış.

Sonsuz : Sonu olmayan, her niceliği aşabilen değişken (nicelik). Birçok. Sonu olmayan, bitmeyen, ebedî. Çok. Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Sonu ve sınırı olmayan şey.

Nesne : Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Gerçek : Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan. Doğruluk. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici.

 

Görüntü : Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Manzara. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.

İçbükey : Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav.

Ayna : Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Atların diz kapağı. Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde.

Odak : Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak. Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus.

Teleskopik seri :

Teleskop ile ilgili Cümleler

  • Clyde, Jüpiter ve Marsla ilgili teleskopik gözlemlerinin çok detaylı çizimlerini yaptı.
  • Teleskopla gemiye baktı.
  • Ali teleskoptan bakmak istedi.
  • Bu teleskopla yıldızlar ve rüyalar görülebilir.
  • Teleskopla geçmişe bakıyoruz.
  • Bazı insanlar Galileo'nun bir teleskobu inşa eden ilk kişi olduğuna inanıyor. Bu doğru olmasa da, o bir teleskopla astronomik nesnelerin gözlemlerini yayınlayan ilk kişiydi.
  • Doğum günüm için bir teleskop aldım.
  • Galileo, Ay'a teleskopla bakan ilk kişiydi.
  • Ali teleskopla baktı.
 

Diğer dillerde Teleskop anlamı nedir?

İngilizce'de Teleskop ne demek? : [Teleskop (das) ] n. telescope, optical device for making distant objects appear nearer and larger

n. telescope

Fransızca'da Teleskop : télescope [le]

Almanca'da Teleskop : n. Fernrohr, Teleskop

Rusça'da Teleskop : n. телескоп (M)