Teles nedir, Teles ne demek

Teles; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yıpranmış, hırpalanmış bir biçimde telleri, lifleri meydana çıkmış

Teles ile ilgili Cümleler

  • Clyde, Jüpiter ve Marsla ilgili teleskopik gözlemlerinin çok detaylı çizimlerini yaptı.
  • Teleskopla gemiye baktı.
  • Teleskobumla Jüpiter'i ve onun aylarından altı tanesini görebiliyorum.
  • Ali teleskoptan bakmak istedi.
  • Galileo, Ay'a teleskopla bakan ilk kişiydi.
  • Teleskopla geçmişe bakıyoruz.
  • Teleskobunuzu ayarlamalısınız.
  • Bu teleskopla yıldızlar ve rüyalar görülebilir.
  • Ali teleskopla baktı.
  • Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.
  • Doğum günüm için bir teleskop aldım.
  • Bazı insanlar Galileo'nun bir teleskobu inşa eden ilk kişi olduğuna inanıyor. Bu doğru olmasa da, o bir teleskopla astronomik nesnelerin gözlemlerini yayınlayan ilk kişiydi.

Teles anlamı, kısaca tanımı:

Telesekreter : Telefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.

Telesime : Telesimek durumu.

Telesimek : Yorulmak, güçsüz kalmak, yorgunluktan bayılacak duruma gelmek. Zayıflamak.

Telesinema : Televizyonda filmleri iletme ve yansıtma işi ile uğraşan bölüm. Bir sinema filmini televizyonda göstermeye yarayan cihaz.

 

Telesiyej : Kayakçıları veya turistleri sürekli hareket hâlindeki bir kabloya asılı oturma yerlerinde taşıyan bir teleferik türü.

Teleskobik : Teleskop aracılığıyla yapılan. Birbiri içine girebilen, boyu uzayıp kısalabilen araç.

Teleskop : Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt, gözlemci, ırakgörür.

Biçim : Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz.

Meydan : Fırsat, imkân veya vakit. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Alan, saha. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık.

Telesemek : 1.Hızlı hızlı solumak. 2.Kaygıyla ivmek. 3.bk.telezimek-1. Yorgunluktan ya da sıcaktan bayılacak gibi olmak.

Telesi : Kaygı, tasa, evecenlik.

Telesik : 1.İvecen. 2.Tez.

Teleskobik kırık : Kırık uçlardan birinin diğeri içerisine tamamen girdiği kırık türü.

Teleskopik seri :

Telesmeğ : İvmek

Telesmek : Hızlı hızlı solumak Kaygıyla ivmek. 1.bk. telesemek- 2.bk. telesemek- 3.Ezginlik duymak. 4.Sıcaktan bunalmak. İvmek. Acele etmek Sıkılmak, acele etmek Solumak; soluk soluğa kalmak

Telesük : Tez, ivecen: Telesük gidir.