Fightings türkçesi Fightings nedir

Fightings ile ilgili cümleler

English: The Government has collapsed, but the street fightings continue.
Turkish: Hükümet çöktü ama sokak çatışmaları devam ediyor.

Fightings ingilizcede ne demek, Fightings nerede nasıl kullanılır?

Fighting brand : Gölge marka. Üreticinin rakip mallarla rekabet ederken daha yüksek fiyatlı ve daha kaliteli olanını korumak amacıyla, farklı bir adla ve daha düşük fiyatla piyasaya sunduğu mal.

Fighting bull : Savaşan boğa. İspanya’dan köken alan, saldırganlığı, gücü, hızı ve çevikliği nedeniyle boğa güreşlerinin organize edildiği ispanya, portekiz ve latin amerika ülkelerinde yetiştirilen, vücudu kaslı ve sıkı, kafası büyük, boynuzları sert ve yatay yapılı, boynu güzel bir kavis oluşturan, zarif endamıyla tanınan, bacakları uzun ve ince hatlı, rengi genellikle siyah fakat renk aralığı kırmızıdan gri veya beyaza kadar değişen, kahverengi, çizgili veya benekli bireyleriyle de karşılaşılabilen, olağan üstü hızlara çıkabilen, çevikliğiyle tanınan, özellikle boğa güreşleri için yetiştirilen sığır ırkı.

Fighting chance : Uğraşarak elde edilen gerçek başarı şansı.

Fighting cock : Kavgacı horoz. Horoz dövüşü. Dövüş horozu.

 

Fighting echelon : Ön cephe askerleri. Savaşa direk olarak katılan askerler. Birinci hat askerleri.

Fighting spirit : Savaşçı ruhu. Savaş ruhu. Mücadele ruhu.

Fighting irish : Fighting ırish. Notre dame üniversitesi'nde spor takımlarının ismi (abd).

Armored fighting vehicle : Zırhlı savaş aracı. Koruyucu zırhlı kaplamalı savaş aracı. Afv.

Fighting french : Fransız direnişçiler. Iı. dünya savaşı'nda nazilere karşı çıkan. General de gaulle'un emri altında olan fransız güçler.

Fighting fit : Turp gibi sağlıklı.

İngilizce Fightings Türkçe anlamı, Fightings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fightings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Combatant : Alperen. Mücadeleci. Dövüşçü. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Vuruşmacı. Mücahit. Kavgacı. Muharip.

Contention : Müsabaka. Tartışma konusu. İhtilaf. İddia. Rekabet. Uyuşamama. Görüş. Yarışma. Çekişme.

Shock : Darıltmak. Şaşırtmak. Gür ve karmakarışık saç. Tahıl balyaları. Vuruş. Şok etmek. Kalbini kırmak. Elektroşok uygulamak. Çıngı çarpması. Sarsmak.

Battled : Dövüşmek. Teber. Savaşmak. Çarpışmak. Mücadele etmek. Dalaş. Çok uğraşmak.

Amazonian : Amazon nehri ile ilgili. Amazona ait. Amazon nehrine ait. Amazon. Erkil. Amazonlar ile ilgili.

Skirmish : Kısa bir süre çarpışmak. Çarpışma. Çarpışmak. Müsademeye girmek. Çekişme. Müsademe. Çatışma. Çatışmak. Çarpışmak (savaş vb).

Fighter : Boksör. Dövüşçü. Alperen. Savaş uçağı. Kavgacı. Mücadeleci kimse. Savaşımcı. Mücahit. Avcı uçağı.

Battering : Yumruklama. Vurarak. Dövme. Baca şevliği. Hırpalayıcı. Vurma.

 

Single combat : Düello. Göğüs göğüse çarpışma. Teke tek çarpışma.

Martialing : Cesur. Savaşa özgü. Marsiyal. Savaşla ilgili. Harbe ait. Askeri. Savaşkan. Savaşa ait.

Fightings synonyms : close quarter fighting, in fighting, affaire d'honneur, gang fight, cut and thrust, brawled, combat, conflict, brawling, action, militants, snickersnee, crusades, brawls, tussles, fencing, knife fight, duel, campaigns, barney, agons, affraying, battledoor, set to, disturbance, fighters, agon, martial, blow, hostilities, crusaded, whipping, aiming.

Fightings zıt anlamlı kelimeler, Fightings kelime anlamı

Dark : Karanlık. Belirsizlik. Koyu renk. Akşam. Cehalet içinde. Siyaha yakın. Gizli. Esmer. Çepel. Bilgisizlik.

Fightings antonyms : nonoperational.