Filose türkçesi Filose nedir

Filose ingilizcede ne demek, Filose nerede nasıl kullanılır?

Filoselle : Floş. (fransızca) ham ipeğe benzeyen ipek.

Filo : Çok ince tabakalar halinde yayılan hamur işi pasta.

Filofax : (ticari marka) kişisel organizatör.

Filoplume : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Filoplume. Kuşlarda, ince ve uzun bir ekseni olan ve tüy bayrağı körelmiş ya da hiç bulunmayan, telekler arasında dağınık olarak yer alan ya da ağız çevresindeki kalın kılları meydana getiren tüyler. filoplüm. Kıl tüyü. Kuşlarda ipliksi tüyler.

Filopodia : Bazı protozoonlarda yalancı ayak benzeri ipliksi uzantılar. hücre kültürlerinde hücrelerin birbirlerine veya zemine yapışmasını sağlayan ince ipliksi uzantılar. Filopodya. Bazı protozoonlarda yalancı ayak benzeri ipliksi uzantılar. hücre kültüründe hücrelerin birbirlerine ya da zemine yapışmasını sağlayan ince ipliksi uzantıları.

Filaceous : İplikten yapılan. İpliksi.

Filopodium : Ektoplazmadan çıkan hiyalin manzarasında ve iplik biçiminde bazen dallanabilen ve yer yer birbirleriyle ince sitoplazmik köprülerle bağlanabilen testacida türlerinde görülen uzantılar. Filopodyum.

Filoviruses : Filovirüsler. Çok ciddi hemorrhagic ateşe sebep olan ipliksi rna virüsü. Marburg ve ebola virüsleri gibi yapılarında negatif anlamlı ve tek iplikli rna genomu bulunduran, şerit benzeri morfolojiye sahip virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, filoviridae.

 

Filagrees : İnce işçilik ürünü ve dekoratif olan şey. Altın ve diğer metallerde yapılan dantelli süsleme işi.

Filament lamp : Lamba filamanı.

İngilizce Filose Türkçe anlamı, Filose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

White out : Yönün kaybedilmesi. Donuk. Özellikle tipi nedeniyle havada ve yerde kardan başka hiçbir şey görememe hali.

Thread like : İp kadar ince.

Sleep off : Uyuyarak kurtulmak. Uyuyarak atlatmak. Uyuyarak gidermek.

Register : Belli etmek. İyice tatbik etmek. Yazmaç. Kayda geçirmek. Yazılmak. Kayıtlı olmak. Kaydetmek. Sicile geçirmek. Patent vermek. Bir bilgi ya da birimler evrenini oluşturan tüm öğeleri bir kurala göre ya da bir düzen içinde sayıp döken yazım tutanağı.

Trademark : Ticari marka. Ticari eşyalar üzerine konulan ve o eşyayı üreten veya satanı tanıtmaya, ayırt etmeye yarayan özel işaret; marka. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Alameti farika. Marka. Kendine özgü veya has (özellik). Ticaret markası. Alametifarika. Belirgin özellik.

Whiteout : Beyaz körlük. Kutup bölgelerinde görülen ve kar kaplı yeryüzünün gökyüzünün beyazıyla birbirine girdiği ve tek parça beyaz oluşturduğu hava durumu (ufku ortadan kaldırır ve derinlik, yön ve uzaklık hislerini yok eder). Kar fırtınası. Daksilleme. Beyaz düzeltme sıvısıyla düzeltilen hata. Sıfır görüş. Tipi. Kağıt sıvısı. Düzeltme sıvısıyla beyazlatma. Daksillenen hata (yazı vs).

 

Filose zıt anlamlı kelimeler, Filose kelime anlamı

Keep : Bakmak. Yerine getirmek. Saklamak. İlerlemek. Kalmak. Kayıt tutmak. Bakım. Tutmak. Yiyecek. İç kale.

Distant : Irak (yer). Ağır. Uzaktan. Samimiyetsiz. Irak. İlgisiz. Soğuk. Uzakta. Uzak. Hafif.

Filose ingilizce tanımı, definition of Filose

Filose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Terminating in a threadlike process.