Filo nedir, Filo ne demek

Filo; bir askerlik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü.
  • Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad
  • Bit.

"Filo" ile ilgili cümle

Biyoloji'deki anlamı:

Yunanca yaprak anlamına gelen ön ek.

Filo hakkında bilgiler

Filo (İtalyancadan), aynı hizmeti yapmaları için görevlendirilen ve bir kumanda altında bulunan gemi veya uçaklardan meydana gelen birliğin adı. Ticaret ve balıkçı gemilerinden meydana gelen birliklere de filo adı verilir. Hava Kuvvetlerinde uçakların cinsine ve yaptıkları görevlerine göre filolara isim verilir: Avcı filosu, av bombardıman filosu, keşif filosu, nakliye filosu gibi.

Eskiden yelkenli gemilerin kullanıldığı zamanlarda, fırkateynden daha küçük gemilerden meydana gelen gemi birliklerine de filo denirdi. Bugün bir milletin denizlerde gezdirdiği gemiler, taşıtlar ve ticaret araçlarının hepsine birden ticaret filosu adı verilmektedir.

Filo ile ilgili Cümleler

  • Filozof Sokrates hapishanede arkadaşıyla ölümü tartıştı.
  • Birçok filozof Yunanistan'dan gelir.
  • Filozoflar tarafından aydınlatılmamış bir toplum şarlatanlar tarafından aptal yerine konulurlar.
  • Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,
  • Filozofun gerçek karakteri meraktır.
  • Ne sakalla filozof olunur, ne de hırkayla.
  • Hem kedileri hem de filozofları çok inceledim. Kedilerin bilgeliği son derece üstündür.
  • Ne sakalla, ne de hırkayla filozof olunur.
  • Ben kimim? Filozof Zhuangzi ki rüyasında bir kelebek olduğunu gördü ya da bir kelebek ki rüyasında bir filozof Zhuangzi olduğunu gördü?
  • Sao Paulo tüm şehirdeki 420 helikopteri ile New York'tan sonra dünyanın en büyük ikinci helikopter filosuna sahiptir.
  • Filozof olmak istedim.
 

Filo anlamı, tanımı:

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Uçak : Kanatlarının altındaki havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam. Görev, iş.

Deniz : Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Geniş alan. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Çokluk, yoğunluk.

Hava : Tarz, üslup. Çevreyi kuşatan boşluk. Keyif, âlem. Esinti. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Gökyüzü. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çekicilik. Müzik parçalarında tür. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü.

 

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Ticaret filosu : Aynı bayrak altında çalışan her türden ticaret gemilerinin tümü.

Filoksera : Asma biti. Asma bitinin yol açtığı bağ hastalığı.

Filolog : Dil bilimci.

Filoloji : Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme. Dil bilimi.

Filolojik : Dil bilimsel.

Filotilla : Torpidolardan oluşan filo.

Filoz : Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası.

Filozof : Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof. Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse. Felsefe yapmaya meraklı olan kimse.

Filozofça : Filozofa yakışan. (filôzo'fça) Filozofa yaraşır bir biçimde.

Filozofik : Felsefe ile ilgili, felsefeye dayanan.

Filozoflaşma : Filozoflaşmak durumu.

Filozoflaşmak : Filozof özelliği kazanmak.

Filozofluk : Filozof olma durumu.

Komuta : Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi, kumanda.

Savaş : Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele. Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele.

Toplu : Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun. Topu olan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Düzenlenmiş, dağınık olmayan.

Merkez : Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer.

Yapma : Yapmak işi. Yapmacık, sahici karşıtı. Yapay.

Görev : Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife.

Kumanda : Komuta. Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet.

Bit : Yarım kanatlılar alt takımına giren, insan ve memeli hayvanların vücudunda asalak olarak yaşayan böcek, kehle (Pediculus).

Filo bıçağı : Tabakların kullandığı deriyi sıyırmakta kullanılan bir çeşit eğri bıçak.

Filobıçağı : Ayakkabı kenarını kesmek için kullanılan ucu çentikli bıçak. (*Yerköy -Yozgat; Gölbaşı *Çankaya -Ankara)

Filoeritrin : Klorofilden çıkarılan ve otçul hayvanların safrasında görülen kırmızı pigment.

Filofaj : (Yun. phyllon: yaprak; phagein: yemek) Yaprak yiyen. Filofag.

Filogenetik : (Yun. phylon: ırk; genesis: soy) Bir türün ya da yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi. Bir türün veya yüksek taksonomik grupların soy gelişimi ve evrim geçmişi.

Filogenetik sınıflandırma : Doğal sınıflandırma.

Filogenez : Soy oluş.

Filogeni : (Yun. phylon: ırk, kök; genesis: soy) Bir türün tek bir ata soydan zaman içinde değişikliklere uğrayarak meydana gelmesi. Bir türün tek bir ata soydan zaman içinde değişikliklere uğrayarak meydana gelmesi. (Yun. phylon=ırk, kök,Yun. genesis = meydana gelme) Bir tür ya da ırkın gelişmesi hikâyesi. bk. Evrim.

Filoidi : (Yun. phyllon: yaprak; eidos: şeklinde) Bir organın fotosentez yapan bir yapıya metamorfozu.

Filoklat : (Yun. phyllon: yaprak; klados: filiz) Kaktüslerde olduğu gibi gövdenin bir yaprak gibi yassılaşması.

Diğer dillerde Filo anlamı nedir?

İngilizce'de Filo ne demek? : n. pastry dough spread out into very thin sheets

v. spin; behave

pref. pro

Fransızca'da Filo : flotte [la], escadre [la]

Almanca'da Filo : n. Flotte, Geschwader

Rusça'da Filo : n. эскадра (F), флот (M), флотилия (F), эскадрилья (F), авиация (F)

adj. эскадренный