Trademark türkçesi Trademark nedir

  • Kendine özgü veya has (özellik).
  • Alametifarika.
  • Ticari eşyalar üzerine konulan ve o eşyayı üreten veya satanı tanıtmaya, ayırt etmeye yarayan özel işaret; marka.
  • Ticaret markası.
  • Marka.
  • Ticari marka.
  • Belirgin özellik.
  • Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır.
  • Alameti farika.

Trademark ile ilgili cümleler

English: I think that is his trademark.
Turkish: Bunun onun ticari markası olduğunu düşünüyorum.

Trademark ingilizcede ne demek, Trademark nerede nasıl kullanılır?

Trademark law : Marka yasası. Marka kanunu. Marka hukuku.

Trademark registration : Marka tescili.

Registered trademark : Tescilli ticari marka. Tescilli marka. Tescil edilmiş ticari marka. Tescil edilmiş marka. Müseccel marka.

Trademarked : Üreticinin sembolü ile işaretlenmiş. Ticari markalı. Ticari markası basılmış.

Trademarks : Belirgin özellik. Ticari markalar. Marka. Markalar. Ticari marka.

Trade article : Tecim alanında sürümde bulunan malların çeşidi. Tecim malı.

Trade acceptance : Ticari kabul. Özel alımlarda satılan malların karşılığında satıcı tarafından alıcıya çekilen ve alıcının kabulünü taşıyan poliçeyle alım-satım yapılmasına olanak veren bir tür ödeme aracı. Ticari akseptans. Satıcı tarafından keşide edilen ve faize tabi olmayan poliçe.

 

Trade agreement : Ticaret sözleşmesi. Ticari antlaşma. Ticari ürünlerin alınıp satılması ile ilgili anlaşma. Ticari anlaşma. Ülkeler arasındaki ticaretin yürütülebilmesi için karşılıklı hak ve yükümlülükleri belirleyen ve ticaretin koşullarını düzenleyen, iki veya daha fazla ülke arasında yapılan resmi antlaşma. Ticaret anlaşması.

Trade aecount payable : Bir işletmenin alacaklıları için açılan sayışım. Alacaklılar sayışımı.

Legal trademarks : Yasal ticari markalar.

İngilizce Trademark Türkçe anlamı, Trademark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trademark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Characteristic : Özgelik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Belirtken. Kişisel özellik. Karakteristik. Özellik. Özgün. Alamet. Tipik. Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin.

Cachets : Damga. Fark. Ayrıcalık. Mühür. Kaşe. Saygınlık. Hap. Kapsül. Hususiyet. Prestij.

Make : Kapatmak (devreyi). Yapı. -e neden olmak. Yapılış şekli. Yapmak. Hazırlamak. Zorlamak. Kazanç. Erişmek. Düdüklemek.

Mould : Yapı. Kalıp. Şekil. Bahçe toprağı. Küflendirmek. Dökme kalıp. Kalıba dökmek. Küf. Kalıba sokmak. Yaradılış.

Identification mark : Kimlik belirlemeye yarayan iz. Tanıtıcı iz. Tanıtma işareti. Tanıtıcı işaret.

Ensign : Bayraktar (ingiliz ingilizcesi). Asteğmen. Simge. Sancak. Bayraktar. İşletmelerin kendilerini tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırmak amacıyla kullandıkları, kütüğe yazımı zorunlu olmayan imler. Alamet. Alem. Bayrak.

Marking : Okullarda öğrencilerin çalışmalarını ve başarılarını değerlendirme işlemi. İşaretleme. Çizme. Değerlendirme. Nişan. Not verme. İşaret. Markalama.

 

Distinctive sign : Ayırıcı im. Üzerine konulduğu eşyayı ilk bakışta başkalarından ayırmayı kolaylayan im.

Brand name : Marka ismi. Harfler. Marka adı. Belli bir marka veya üretilen bir eşyanın bilindiği isim. Firmanın markasını oluşturan kelimeler. Rakamlar. Bir ürüne ait özel ad.

Badge : İşaret. Rozet. Alamet. Yaka kartı. Nişan. Kimlik kartı. Hapishane memuru. Plaka.

Trademark synonyms : stylemark, earmark, cachet, initials, trade name, imprint, mark, cacheting, logotype, chip, trade mark, ensigns, mold, counter, sharpie, marker, tm, brand, hallmark, logo, trademarks, jetton.

Trademark ingilizce tanımı, definition of Trademark

Trademark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A peculiar distinguishing mark or device affixed by a manufacturer or a merchant to his goods, the exclusive right of using which is recognized by law.