Finespun türkçesi Finespun nedir

  • Arındırılmış.
  • Aşırı derecede rafine edilmiş.
  • Zarif.
  • Narin.
  • Dayanıksız ve çürük (bir kumaş hakkında, vb.).
  • İnce.
  • Saflaştırılmış.
  • Çok ince.

Finespun ingilizcede ne demek, Finespun nerede nasıl kullanılır?

Fines : Para cezaları. Para cezası. İnce daneler. Ceza. İnce kısım.

Finesse : Yönetme yeteneği. Ustalık. Ustalıkla durumu idare etmek. Fines (briç). Kurnazlık. Empas. Hile. Beceri. İncelik.

Finessed : Beceri. Hile. Ustalık. Kurnazlık. Empas. Yönetme yeteneği. Fines (briç). Ustalıkla durumu idare etmek. İncelik.

Finesses : Ustalıkla durumu idare etmek. Ustalık. Kurnazlık. Fines (briç). Beceri. Hile. İncelik. Yönetme yeteneği. Empas.

Finessing : Faka bastırma. Ustalıkla durumu idare etme.

Fluffiness : Hafiflik. Tüylülük. Akıcılık. Havlılık. Yumuşaklık.

Iffiness : Şüphelilik.

Finest : Güzel. Hassas. İyi. Mükemmel. Narin. Uygun. Hoş. En güzel. Nefis. İnce.

Confines : Hudut. Hudutlar. Ülke sınırları. Sınırlar. Sınır.

Huffiness : Dargınlık. Kızgınlık. Öfke.

İngilizce Finespun Türkçe anlamı, Finespun eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Finespun ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Courteous : Çelebi. Seviyeli. Hürmetkar. Düzeyli. İncelikli. Efendi. Kibar. Saygılı. Nazik.

 

Finer : Hoş. Nefis. İyi. Uygun. Güzel. Mükemmel. Saf. Hassas.

Fey : Kafası karışık. Üşütük. Ölümün eşiğinde olan. Çatlak. Sevimli. Kaprisli. Kaçık. Gaipten haber veren.

Attentive : Nazik. Yardımcı. Kibar. Dikkatle izleyen. Nezaket. Dikkat eden. Dikkatli. Özenli.

Accurate : Yanlışsız. Hassas. Sahi. Doğru. Dakik. Tam. Kesin. Yanlış yapmamaya özen gösteren.

Classier : Sosyetik. Klas. Mükemmel. Süper. Kibar. Şık.

Purified : Arınmak. Arındırılan. Saf hale getirmek. Arınmış. Pürifiye. Temizlenmiş. Arındırmak. Arıtılmış. Durultulmuş.

Hair : Hayvan ve insanların derisinden çıkan belirsiz sayıda ince tel. Saç. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lif. Kafatasının derisi üzerinde uzayan kıllara verilen özel ad. tüy. kıl. İpince. Deri içerisinde ve dışında yer alan, kesitinde medulla, korteks ve kıl kütikülası bulunan, kuvvetli, düz ve genellikle kaba olan yapağıdan daha düz esnek epidermal oluşumlar. dermiste yatık uzanan kıllar deri yüzeyinden dar açıyla dışarı açılırlar. vücudun değişik bölgelerinde çeşitli doğrultularda örgülenmeler yaparlar. Saçlar. İplik biçiminde olan herhangi bir deri uzantısı, kıl. trikom. kuş tüyü.

Delicate : Güvenli. Nazik. Yumuşak (dokunuş). Kibar. Duyarlı. İnce (iş). Düşünceli. Tetik. Hassas (konu). Leziz.

As thin as a rake : İpince. Bir deri bir kemik. Çok zayıf. Dal gibi. Değnek gibi. Zapzayıf. Çöp gibi.

Finespun synonyms : blandest, classiest, etherial, canniest, as soon as, dainty, attics, cleverer, frailest, precise, ultrathin, fairylike, purged, refined, attic, daintier, superfine, blander, civilised, delicates, hairsplitting, amusing, frailer, calli, brittles, chivalrous, classy, dainties, waferthin, comelier, cleverest, bonniest, frail.

 

Finespun zıt anlamlı kelimeler, Finespun kelime anlamı

Imprecise : Titiz olmayan. Kesin olmayan. Özensiz. Dikkatsiz. Gevşek. Tam isabetli olmayan. Tam doğru olmayan.

Unrefined : Damıtılmamış. Kaba. Tasfiye edilmemiş. Arıtılmamış. Ham.

Finespun ingilizce tanımı, definition of Finespun

Finespun kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, finespun theories. Spun so as to be fine. Visionary. Attenuated. Drawn to a fine thread. Hence, unsubstantial.