Fit well türkçesi Fit well nedir

  • Cuk oturmak.
  • İyi göstermek (elbise vb).
  • Tam gelmek.
  • Oturmak.

Fit well ile ilgili cümleler

English: What shoes fit well?
Turkish: Hangi ayakkabılar iyi uyar?

English: Does the coat fit well?
Turkish: Palto iyi uyuyor mu?

English: His clothes did not fit well.
Turkish: Onun giysileri uymadı.

English: This table doesn't fit well here.
Turkish: Bu tablo buraya iyi uymuyor.

English: Does the hat fit well?
Turkish: Şapka iyi uyar mı?

Fit well ingilizcede ne demek, Fit well nerede nasıl kullanılır?

Fit : Uydurmak. Yetenekli. Zinde. Uygun. Layık. Formda. İyi gelmek. Yerinde. Yeterli.

Well : Peki. İyi. Apartman boşluğu. Bagaj. Bk. sahne altı. Kuyu. Yerinde. Fışkırıp akmak. Merdiven boşluğu. Memba.

Fit as a fiddle : Kelle kulak yerinde. Demir gibi. Sapasağlam. Turp gibi. Keyifli. Neşeli.

Fit both : İkisine de sığdır.

Fit for : -e uygun. Bir kimsenin bir şey için hazır veya uygun olmasını sağlamak. - için uygun. Ölçü almak. Hazırlamak (bir kimseyi).

Fit for a king : Krallara layık. Bir kral için bile uygun olabilecek kadar iyi. Çok yüksek kalitede.

Fit for a : Kimseyi utandırmayacak olan. -'a yakışır. - için uygun. - için uygun olan.

İngilizce Fit well Türkçe anlamı, Fit well eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fit well ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Domiciling : Oturma yeri. Mesken vermek. Ev. Ödemek. Konut. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek. Yerleştirmek. Ödemek (poliçe).

Dwell : Durma. Kalmak. Bir yerde yaşamak. Hayat sürmek. Yaşamak. Bekleme. İkamet etmek. Bir yerde oturmak. Durmak.

Dwell in : İkamet etmek. Tevakkuf etmek. Mesken tutmak. -de oturmak.

Gear : Oturtmak. Çark dişleri birbirine geçmek. Pılı pırtı. Çalışma. Uymak. Vites. Takım. Koşum takımı. Ayarlamak.

Bided : Yıkılmamak. Kollamak. Sabırla beklemek. Dayanmak. Beklemek.

Domicile : Yerleştirmek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Konut. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Ödemek. Ödemek (poliçe). İkamet ettirmek. İkametgah. Yerleşmek.

Abideth : Uymak. Devam etmek. Yaşamak. Boyun eğmek. Sadık kalmak. Kalmak. Tahammül etmek. Müsamaha göstermek. İtaat etmek.

Ensconces : Yerleştirmek. Yerleşmek. Kendini yerleştirmek.

Bides : Yıkılmamak. Beklemek. Kollamak. Dayanmak. Sabırla beklemek.

Domiciles : Poliçenin ödendiği yer. Ödemek. Ev. Yerleşmek. Ödemek (poliçe). Oturma yeri. Yerleştirmek. Mesken vermek. Konut.

Fit well synonyms : fit like a glove, bide, domiciliate, dwells, ensconce, be seated.