Five year plan türkçesi Five year plan nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Gelecek beş yıl için hareket planı veya stratejisi.
- İlk olarak 1920 yılında sovyetler birliğinde uygulanmaya başlanan ve daha sonra piyasa ekonomisinin geçerli olduğu ülkelerde orta vadede uygulanacak ekonomi politikalarının genel gelişme yönünü, amaçlarını, araçlarını ve kaynaklarını ortaya koyan ve kamu kesimi için emredici özel kesim için yol gösterici nitelikteki plan. türkiyede ilk beş yıllık plan 1963 yılında yürürlüğe girmiş olup, dokuzuncu planla birlikte plan süresi yedi yıla çıkarılarak uygulaması halen sürmektedir.
- Beş yıllık plan.
Five year plan ingilizcede ne demek, Five year plan nerede nasıl kullanılır?
Five : 5. Beş rakamı (5, v). Beşi. Beş. İskambilde beşli.
Year : İhtiyarlık. 12 aylık süre. yıllar yasalarına göre çeşitli bölümlere ayrılmıştır: a) takvim yılı: 1 ocaktan, 31 aralık gece yarısına kadar geçen süre. b) akçalı yıl: 1 marttan 28 şubat günü akşamına, kadar süregelen ve devlet bütçesinin uygulanıldığı dönemi gösteren yıl. c) iş yılı: hangi günlemle başlarsa başlasın 365 günden yasalarına göre çalışılmayan günler çıkarıldıktan sonra işçinin iş başında geçirmekle yükümlü bulunduğu günler toplamı, d) izin yılı: işçinin yasalarına göre çalışmış sayıldığı ve çalıştığı günler toplamının 365 sayısını doldurması, e) tam yıl: yılın herhangi bir gününden gelecek yılın aynı gününe kadar geçen süre. Sene. Güneş'in ilkbahar noktasından art arda iki geçişi arasında kalan zaman süresi ; yer'in güneş çevresinde bir kez dolanması için geçen zaman. Yıl. Yaş. Uzay, ekonomi alanlarında kullanılır.
Plan : Plan. Tertiplemek. Tasarlamak. Plan yapmak. Projesini yapmak. Josparını çizmek. Tasar. Joba. Niyet. Planlamak.
Five year : 5 yıl. 60 aylık periyot.
Five year development plan : Beş yıllık kalkınma josparı. Beş yıllık kalkınma planı.
Five year old : Beş yaşında.
Five years : 60 aylık periyot. 5 yıl.
İngilizce Five year plan Türkçe anlamı, Five year plan eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Five year plan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Five year plan synonyms : ability rent, a shift in individual demand, ability to pay approach, a shift in supply, a pass through certificate, a shift in demand.

Bu kısımda Five year plan kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Five year plan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Five year plan anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Five year plan ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.