Fixities türkçesi Fixities nedir

Fixities ingilizcede ne demek, Fixities nerede nasıl kullanılır?

Fixity : Sabit oluş. Sebat. Sabitlik. Karar. Değişmezlik. Kararlılık. Ankraj. Sabit olma durumu. Durağanlık. Saplantı.

Fixing : Tamir etme. Teçhizat. Tutturma. Açındırma sonunda, ışıklanmamış gümüş bromürün ortadan kaldırılarak resmin ışıktan etkilenmemesini sağlama. Bağlama. Saptama. Tamir. Dikme. Uyma. Kurma.

Fixing a date : Bir bitiş zamanı belirleme. Bir zaman veya süre koyma.

Fixing agent : Fiksaj maddesi. Bağlayıcı malzeme. Fiksaj banyosu. Tespit banyosu. Tespit maddesi.

Fixing bath : Saptayıcı yıkama. Çekilen resim plakları ve filmlerin belirtici yıkaması yapıldıktan sonra kimyasal olayı durdurmak için yapılan ikinci yıkama. Fiksaj banyosu. Tespit banyosu.

Price fixing agreement : Piyasa gücü oluşturmak amacıyla iki ya da daha fazla üreticinin aralarında önceden belirlenen bir fiyattan satış yapmak için anlaşmaları. krş. fiyat karteli. Fiyat belirleme anlaşması.

Fixing solution : Bağlayıcı solüsyon. Bağlayıcı çözelti.

Fixing screw : Bağlama vidası.

Bearing fixing screw : Yatak tespit vidası.

Affixial : Eke ait veya ilgili olan (dilbilim). Ekle ilgili.

İngilizce Fixities Türkçe anlamı, Fixities eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fixities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Immovability : Metin olma. Hareketsizlik. Sarsılmama. Kımıldamazlık.

Determination : Azim. Hüküm. Belirlenme. Belirlenim. Belirleme. Kararlaştırma. Tespit. Belirtme. Tahdit.

Delusion : İşkil. Hayali. Kuruntu. Yanılgı. Vesvese. Kandırma. Aldatma. Yanlış inanç. Hulya.

Perseverance : Sonuna kadar direnme. Azim. Direşme. Sabır. Israr. Tahammül. Taannüt.

Stasis : Staz. Durgunluk. Dolaşım sisteminin durması. Bir sıvının akışının durdurulması. Kan dolaşımının durması. Bedende herhangi bir sıvının durdurulması. Yavaşlama. Sıvı dolaşımı yavaşlaması. Bir engel yüzünden kanın damarlarda dolaşmasının güçleşmesi.

Hobgoblin : İfrit. Öcü. Gulyabani. Şakacı peri. Muzip peri. Cin.

Consistencies : Süreklilik. Koyuluk. Yoğunluk. Bağdaşma. Kıvam. Katılık. Tutarlılık. Kesafet.

Immobility : Devinimsizlik. Hareketsizlik. Kımıldamazlık.

Patience : Tek kişilik iskambil oyunu. Tahammül. Çıdam. Labada. Hasta. Dayanma. Sabır. Dayanç.

Inertia : Bir nesnenin konumunu, biçimini ya da devinim dorumunu koruma özelliği. etkinliği ve özdevinimi olmama özelliği. Fizik, uzay, kimya alanlarında kullanılır. Bir nesnenin dış etki buiunmadığı sürece değişmeyen koşullarda kalma eğilimi. Bir nesnenin bulunduğu durumu koruması ya da durağanlık durumu. Hareketsizlik. Durgunluk. Dinginlik. Süredurum. Atalete ait.

Fixities synonyms : 1960s, 1950s, incommutability, doggedness, changelessness, fixity, inalterability, decennary, crank, permanencies, inalterableness, decree, complex, persistence, consistence, decennium, pertinacity, indelibility, decade, embedment, inertias, fetish, definitude, stagnation, bug, immutability, adjudications, fetishes, categoricalness, clamping, arbitrament, invariability, anchoring.