Flash in the pan türkçesi Flash in the pan nedir

  • Bir atımlık barut.
  • Saman alevi.
  • Saman alevi gibi bir şey.
  • Arkası gelmeyen başarı.
  • Sonuçsuz kalan hamle.

Flash in the pan ingilizcede ne demek, Flash in the pan nerede nasıl kullanılır?

Flash : Parlama. Şimşek çakmak. Çok hızlı hareket etmek. Görünüp hızla kaybolmak. Flaş. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yıldızı parlamak. Aydınlatmak. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Işıltı.

In : İçeriye. İçeri. İktidardaki. İçine. Da. Dahili. İçeri doğru yönelen. İç. Mevsimi gelmiş. İçinde.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Pan : Eleştirmek. Her. Tava. Tavada pişirmek. Kır tanrısı. Bütün. Toprağı yıkayarak altın çıkarmak. Tepsi. Yassı kap. Sert eleştiri yapmak.

A flash in the pan : Boşa çıkan gayret. Bir kez parlayıp sönen. Kuru gürültü. Saman alevi gibi yanıp sönen.

Give a kick in the pants : Kovmak. Defetmek. Başından savmak.

 

Have ants in the pants : Heyheyleri üstünde olmak. Huzursuz olmak. Endişeden kıvranmak. Götünde kurt olmak. Kurtlu kaşar gibi yerinde duramamak. Kıpır kıpır olmak. Yerinde duramamak.

Kick in the pants : Kınamak. Azarlama. Cesaret verici destek. Paylamak. Cesaret verme. (argo) azarlamak.

Ants in the pants : Gergin. Yerinde duramayan. Ayağına diken batmış gibi olmak. Huzursuz. Hareketsiz oturamayan.