Flashier türkçesi Flashier nedir

Flashier ingilizcede ne demek, Flashier nerede nasıl kullanılır?

Flashiest : Havalı. Göz alıcı. Parlak. Parıltılı. Gösterişli. Janjanlı. Frapan. Çarpıcı. Cafcaflı. Göze çarpan.

Flashily : Gözalıcı. Parıltılı tarzda. Gösterişli. Parıltılı bir biçimde. Parlak. Çarpıcı biçimde.

Flashiness : Parlaklık. Şatafat. Gösteriş. Parıltılılık. Gösterişlilik.

Flashing : Yanıp sönen. Yağmur sularına karşı konulan saç örtü. Sinyal. Flaşing. Parlayan. Yağış sularının, çatının kimi yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılan sac örtü. (örnek: baca eteği, boru eteği). Etek. Teşhir. Duvar eteği.

Flashing light : Titreyen ışık. Çakarlı ışık. Flaşör lamba veya ışık. El feneri. Parıldayan ışık. Yanıp sönen ışık.

Flashing traffic light : Sürücünün dikkatini çekmek veya dikkatli davranması konusunda sinyal veren yanıp sönen trafik ışığı.

Flash box : Parlama etmeni kutusu. Şimşek etkisi yaratmak için kullanılan lamba. Şimşek lambası. Parlamalı ışıtaç. İçinde parlamayı sağlayacak barut bulunan kutu. bakır bir telle elektrik akımı verilerek barutun ateşlenmesiyle parlak bir ışık elde edilir. Magnezyuma elektrik akımı verilerek çakan ışık ya da duman elde etmekte kullanılan, seramik, çömlek biçiminde ışıtaç.

 

Flashing signal : Düzenli aralıklarla yanıp sönen sinyal ışığı.

Flash active caption bar : Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür.

Flashing point : Parlama çekidi. Parlama noktası.

İngilizce Flashier Türkçe anlamı, Flashier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flashier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aureate : Kulaklı. Altınla yapılma. Aşırı süslü veya gösterişli. Aşırı süslü. Altından.

Chichis : Süslü.

Artsy : Süslü. İddialı.

Lushes : Özlü. Lezzetli. Çok içirmek. Ayyaş. İçkici tip. Çok sulu. Sulu. Yemyeşil. Otları veya bitkileri gür olan (yer).

Shimmery : Titrek ışıklı. Pırıl pırıl. Pırıltılı.

Florid : Kırmızı yüz. Tumturaklı (yazı). Çiçekli. Dinç. Kırmızı. Yüzü kızarmış (tansiyondan). Kırmızı yanak. Fazla süslü. Süslü.

Flamboyant : Aşırı davranışlarından dolayı göze çarpan. Anlı şanlı. Göze çarpan (renk). Hiddetli. Ateşli. Göze batan. Süslü püslü. Rengarenk.

Chichi : Süslü püslü. Süslü.

Demonstratives : Demonstratif. Hislerini serbestçe açığa vuran. Hislerini açığa vuran. Duygularını açığa vuran. Duygularını gizleyemeyen. Duygularını gizlemeyen. Gösteren. Kanıtlayan. İşaret zamiri.

Glittery : Pırıl pırıl. Parıldayan. Saydam. Işıl ışıl. Işık yansıtan.

Flashier synonyms : aglow, coruscative, breeziest, chi chi, flossy, broad, boldest, airiest, devastating, dramatical, attractive, flash, arresting, apparent, brightest, burnished, graphic, intense, showier, broader, shining, exhibitionistic, air driven, bobbish, argents, multiplier, dashier, etherial, lushed, intenser, heightened, brilliants, discrete.