Flat line türkçesi Flat line nedir

  • Ölmek.
  • Yatay çizgi.
  • Birisinin kalbinin atmayı durdurmuş olması.
  • [#düz Düz çizgi].

Flat line ingilizcede ne demek, Flat line nerede nasıl kullanılır?

Flat : Katkonut. Düz. Düz yüzey. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Tatsızlık. Kat. Yassılmak. Düşmek. Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Düz şey.

Line : Çizgi çizmek. Doldurmak. Çizmek. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Düzdizim çizgisi. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Hat. Askı halatı. Kaplamak.

Flat angle : Doğru açı. Düz açı.

Flat arch : Düz kemer. Basık kemer. Yassı kemer.

Flat as a pancake : Yuvarlak ve eğimli şekli olmayan. Tamamen düz.

Flat ball : Topun yere yakın hızlı şekilde pas olarak verilmesi (futbol).

İngilizce Flat line Türkçe anlamı, Flat line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flat line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Conked : Bozulmak. Dalmak. Bayılmak. Çalışmamak.

Straight : Kent. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Eşcinsel olmayan kimse. Yarış çizgisi. Dosdoğru. Doğruca. Düz (çizgi). Düzgün. Düz.

Bite the dust : (makine vb) bozulmak. İşi bitmek. Topu dikmek. Yenilmek. Düşüp ölmek. Yere düşmek. Nalları dikmek. Toprağa yaklaşmak. Başarısız olmak.

Croaking : Karga gibi ötmek. Boğuk ses çıkarmak. Vaklamak. Fertiği çekmek. Vakvaklama. Vakvaklayan. Gaklamak. Kurbağa gibi ses çıkarmak. Öldürmek.

Conks : Kafa. Başa vurulan darbe. Bozulmak. Dalmak. Kıvırcık saçı kimyasal işlemlerle düzleştirmek. Burun. Bayılmak. Tahtalıköyü boylamak. Çalışmamak.

Crap out : Bozulmak. Defetmek. Mortoyu çekmek. İşe yaramaz şeyleri çıkarmak. Gebermek.

Belly up : Batmak. İflas etmek. İflas etmiş. Nalları dikmek. Ölmüş. Batmış.

Horizontals : Düz. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Ufki. Ufka ait. Yatay.

Cash in : Paraya çevirmek. Fişlerini paraya çevirtmek. Faydalanmak. Yararlanmak. Gebermek. Fayda sağlamak. Nalları dikmek. Kazanç sağlamak.

Flat line synonyms : solid line, choke, bee line, horizontal, horizontal line, straight line, straights, straightest, conking, croaks, croak, conk out, buy it, croaked, conk, beelines, beeline, chokes, horizontal rules, flatline.