Flat on his face türkçesi Flat on his face nedir

  • Yüzü koyun yerde.
  • Yüzü koyun yerde uzanan.

Flat on his face ile ilgili cümleler

English: Ali fell flat on his face.
Turkish: Ali yüzüstü yere kapaklandı.

English: Ali fell over and landed flat on his face.
Turkish: Ali yüz üstü yere kapaklandı.

Flat on his face ingilizcede ne demek, Flat on his face nerede nasıl kullanılır?

Flat : Yassıltmak. Düzlük. Dekorda, sahne üstündeki askı palangaları yoluyla tutturulan tavan. Yüzey. Düşmek. Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Tatsızlık. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Daire.

On : Yönünde. Yanmak. Çakırkeyif. Giyilmiş. Makbul. Devrede. Üzerinde. Hazır. Açık. İle.

His : (erkek) onun. Eril onunki. Onunkisi. Onun. Onunki.

Face : Tavır. Surat. Karşılamak. Yüzey. Karşı çıkmak. Şekil. Dış görünüş. Göğüs germek. İtibar.

On his face : Yüz ifadesiyle duygularını canlandırarak.

The look on his face : Yüzündeki ifade. Yüzündeki bakış.

Threw the mask off his face : Kendisi hakkındaki gerçeği açıklayan. Gerçek yüzünü gösteren. Yüzündeki maskeyi çıkarıp atan.

Show his face : Yüzünü göstermek. Ortaya çıkmak.

Shut the door in his face : Kendisine sunulan fırsatı almasının önüne geçmiş. Kapıyı yüzüne kapatmış. Kapıyı yüzüne kapatmak. Kapıyı suratına kapatmak. Tercih hakkını elinden almış.