Flaunt türkçesi Flaunt nedir

  • Övünerek göstermek.
  • Göz önüne sermek.
  • Azametle dalgalanmak.
  • Hava atmak.
  • Açıkça karşı gelmek.
  • Sergilemek.
  • (kural veya yasayı) takmamak.
  • Gösteriş yapmak.
  • Caka satmak.
  • İhlal etmek.
  • Havasını atmak.

Flaunt ile ilgili cümleler

English: Lawrence didn't flaunt his wealth.
Turkish: Lawrence varlığıyla böbürlenmedi.

Flaunt ingilizcede ne demek, Flaunt nerede nasıl kullanılır?

Flaunted : Hava atmak. Övünerek göstermek. Gösteriş yapmak. İhlal etmek. Azametle dalgalanmak. Caka satmak. (kural veya yasayı) takmamak. Havasını atmak. Göz önüne sermek. Açıkça karşı gelmek.

Flaunter : Palavracı. Gösteriş. Caka satma. Övünen kimse.

Flaunters : Övünen kimse. Gösteriş. Palavracı. Caka satma.

Flauntier : Havalı. Gösteriş yapan. Gösterişe meyilli. Fiyakalı.

Flauntiest : Fiyakalı. Gösterişe meyilli. Havalı. Gösteriş yapan.

Flaunts : Hava atmak. (kural veya yasayı) takmamak. Sergilemek. İhlal etmek. Havasını atmak. Göz önüne sermek. Gösteriş yapmak. Caka satmak. Azametle dalgalanmak. Açıkça karşı gelmek.

Flaunty : Havalı. Fiyakalı. Gösteriş yapan. Gösterişe meyilli.

Flaunting : Hava atmak. Hava atma. Azametle dalgalanmak. Övünerek göstermek. Gösteriş yapma. Gösteriş yapmak. Açıkça karşı gelmek.

Flautists : Flüt çalıcısı. Flüt çalan kimse. Flütçü.

 

Flabbergast : Çok şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Küçük dilini yutturmak. Hayret ettirmek. Hayret uyandırmak. Afallatmak. Şaşırtmak. Hayrete düşürmek. Şaşkınlığa neden olmak.

İngilizce Flaunt Türkçe anlamı, Flaunt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flaunt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unfurling : Bayrak açmak. Açılmak. (sarılı bir şeyi) açmak. Fora etmek. Açmak. Açmak (yelken, bayrak gibi sarılı bir şeyi). Çekmek. Fora.

Put on the dog : Kendine zengin veya aristokrat görüntüsü vermek. Çalım satmak. Süslenip püslenmek. Yüksekten atmak.

Unrolling : Açmak (rulo). Açma.

Cut a dash : Çalım satmak. (giyimiyle veya tavırlarıyla vb) etkilemek. Hava basmak.

Unrolls : Yaymak. Açmak. Serilmek. Açmak (rulo). Sargıyı açmak. Yayılmak. Açılmak. Sermek. Teşhir etmek.

Break : Batmak. Sona ermek. Daha iyi yapmak. Kırılma. Kırık. Paydos. Parçalamak. Dizginlemek. Bozdurmak. Kopmak.

Unrolled : Teşhir edilmiş. Teşhir edilen. Açmak (rulo).

Act up : Can sıkmak. Yaramazlık yapmak. Dert açmak. Aktifleşmek. Sorun çıkarmak. Yaramazlık etmek. Üzmek. Kötü davranmak. (hastalık vs.) nüksetmek. Teklemek.

Blazons : Kaplamak (göze çarpan bir şeyle). Parlatmak. Arma çizmek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Gösteriş. Teşhir etmek. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Ongun. Arma.

Assume airs : Havaya girmek.

Flaunt synonyms : ostentate, emceed, parading, derogate from, disturb, swank, gasconade, pranked, emcee, flaunted, execute, blazoning, executes, shown off, air, cut a wide swath, unfurls, displays, commit a sin, paraded, swagger, shoot a line, display of something, flash, expose, derogated, parades, executing, emcees, give oneself airs, unroll, put on airs, flaunts.

 

Flaunt ingilizce tanımı, definition of Flaunt

Flaunt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything displayed for show. To make an impudent show of. As, a flaunting show. To flutter. To throw or spread out. To move ostentatiously. To display ostentatiously.