Flexional türkçesi Flexional nedir

  • Çekim.
  • Çekimli (dilbilgisi terimi).

Flexional ingilizcede ne demek, Flexional nerede nasıl kullanılır?

Flexional language : Bükümlü dil. Bükünlü dil. Köklere eklenen ön ek ve soneklerin ilişkileriyle anlamlarını ya da anlamlarında oluşan değişiklikleri belirten dil türü. bk. bitişken dil, birleştici dil. krş. tekheceli dil, çekimli dil.

Inflexional : Çekime ait. Bükümlü. Bükünlü.

Flexion point : Bükülme noktası. Bükülme çekidi.

Carpal flexion bandage : Karpal fleksiyon bandaj. Bileği büken bandaj.

Internal flexion : Türkçe dışındaki bazı dillerde, kelimenin içerisinde meydana gelen büküm: ar. hükm «hüküm», hakim «hüküm veren», mahkum «hükümlü», tahakküm «hükmetmek, baskı yapmak», fakir, fukara «fakirler» vb. almanca lesen «okumak» las «okuyordu», gelesen «okumuş», haus, häuser «ev, evler»; ing. foot, feet «ayak, ayaklar», goose, geese «kaz, kazlar», tooth, teeth «diş, dişler», go «gitmek», went «gitti» gone «gitmiş» vb. İç büküm.

Hyperflexion : Hiperfleksiyon. Aşırı derecede bükülme, kıvrılma.

Flexions : Kıvrım. Esneme. Çevrilme. Bükülüm. Eğilme. Bükülme. Burkulma. Büküm. Dirsek. Çekim (dilbilgisi terimi).

Moment of flexion : Eğilme momenti.

Dorsiflexion : Dorsofleksiyon. Dorsal fleksiyon. Üste doğru bükme. Dorsifleksiyon. Arkaya doğru bükülme.

 

Genuflexion : Diz çökme (özellikle ibadet ederken). Diz çökme.

İngilizce Flexional Türkçe anlamı, Flexional eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flexional ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Draughting : Çekme. Çizim. Yudum. Teknik resim.

Flex : Esnetmek. Kordon. Esnek kablo. Bükmek (kası). (kas) kasmak. Germek. Kasmak. Eğmek. Tel. Kablo.

Declension : Olumlu cevap. Ad çekimi. Aşağıya doğru eğilen. Bozulma. Aşağıya doğru hareket eden. Sapma. Cümlenin çeşitli ögeleri arasında geçici anlam ilişkileri kurmak üzere ad veya ad soylu kelimelerin durum ekleri alarak girdikleri çekim. türkiye türkçesinde başlıca ad çekimi ekleri şunlardır: yalın durum (eksiz, yükleme durumu eki +ı, +u, nı, nu; yönelme durumu eki +a, +na, bulunma durumu eki +da, çıkma durumu eki +dan, ilgi durumu eki: +ın, +un, +nın, +nun. örnekler: iş, iş+i, iş+e, iş+te, iş+ten, iş+in; sen, sen+i, san+a, sen+de. sen+den, sen+in; okuduğum, okuduğum+u, okuduğum+a, okuduğum+da, okuduğum+dan, okuduğum+un vb. || eski türkçede ve bugünkü bazı yazı dilleriyle lehçelerde bunlara +ça eşitlik durumu, +ın/ +un vasıta durumu, -garu yön gösterme durumları eklerini de eklemek gerekir. || dilimizde bazı durumlarda bir kalıntı biçiminde +ça eki yine süregelmektedir: ben+ce, gönlüm+ce gibi. ile edatından ekleşen +la eki de yavaş yavaş birliktelik gösteren bir ad çekimi ekine dönüşme durumundadır: çocuk+la, annen+le, baban+la vb. iyelik ve çokluk ekleri için bk. işletme ekleri. Çökme. Gerileme.

 

Declensions : Aşağıya doğru hareket eden. Bozulma. Çökme. Aşağıya doğru eğilen. Sapma. Gerileme. Olumlu cevap. Tasrif.

Attraction : Çekici şey. Hukuk, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sempati. Getirtme. Cazibe. Alımlılık. Çekicilik. Atom, yükün ve molekülleri birbirine yaklaştıran etkileşim. (genellikle, çift ucaylı iki parçacığı yöneltme, bir çift ucaylı parçacığı, ucaysız parçacıkta eyletme ve ucaysız parçacıklar arasındaki dağılım etkileriyle oluşur.). Tanecikleri birbirine yaklaştıran kuvvet.

Flection : Eğilme. Bükülme. Büküm. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Bükün. Çekim (dilbilgisi terimi). Esneme. Kıvrım.

Synthetic : Bir bireşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bireşim sürecinin ürünü. Doğal kaynaklardan doğrudan sağlanmamış, daha yalın yapılı bileşiklerden kimi tepkimelerle türetilmiş olan (özdek). Sentetik deterjanlar. Suni. Yanaşık. Yapay. Bireşik. Sentez yoluyla yapılan.

Choice : Elit. Seçim. Üstün. Güzide. Seçme hakkı. Kalburüstü. İktisadi karar biriminin kısıt altında yaptığı tercih. Seçkin. Bir soru çizinliği ya da ölçekte bir soru ya da sınarı izleyen ve verilebilecek olanaklı yanıtları gösteren almaşıklardan her biri. Bk. yeğlenme değergesi.

Synthetical : Yapay. Suni. Sentetik. Yanaşık.

Difference : Dava. Ayrılık. İhtilaf. Olağandışılık. Farklılık. Fikir ayrılığı. Anlaşmazlık. Uyuşmazlık. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik.

Flexional synonyms : bending, inflection, drafting, camera shooting, appeal, draw, accidence, declination, draftings, conjugation, deviation, affinity, dorsiflexion, conjugations, divergence, departure, flexure, attractions.

Flexional zıt anlamlı kelimeler, Flexional kelime anlamı

Extension : Ek süre. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktarım eki. Ekleme. Ekstensiyon. Dahili telefon hattı. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. Germe, açma. uzatma. İç hat. Kapsam.