Flexions türkçesi Flexions nedir

Flexions ingilizcede ne demek, Flexions nerede nasıl kullanılır?

Inflexions : Tasrif. Eğilme. Sesin yükselip alçalması. Çekim. Bükülme. Sesin perdesini değiştirme. Büküm. Bükün. Kıvrılma. Ses tonunun değişmesi.

Reflexions : Yankı. Akis. Yansıyan görüntü. İftira. Aksetme. Yansıma. Tefekkür. Refleks. Fikir. Düşünme.

Flexion point : Bükülme noktası. Bükülme çekidi.

Carpal flexion bandage : Bileği büken bandaj. Karpal fleksiyon bandaj.

Internal flexion : İç büküm. Türkçe dışındaki bazı dillerde, kelimenin içerisinde meydana gelen büküm: ar. hükm «hüküm», hakim «hüküm veren», mahkum «hükümlü», tahakküm «hükmetmek, baskı yapmak», fakir, fukara «fakirler» vb. almanca lesen «okumak» las «okuyordu», gelesen «okumuş», haus, häuser «ev, evler»; ing. foot, feet «ayak, ayaklar», goose, geese «kaz, kazlar», tooth, teeth «diş, dişler», go «gitmek», went «gitti» gone «gitmiş» vb.

Flexion : Kıvrım. Bükülüm. Çevrilme. Çekim (dilbilgisi terimi). Bükülme. Eğilme. Dirsek. Burkulma. Büküm. Esneme.

Moment of flexion : Eğilme momenti.

Deflexion : Bükülme. Eğilme. Belverme. Senim. Yön değiştirme. Dönme. (yön) saptırma. Sapma. Salgı. Bel verme.

 

Circumflexion : Çevresine dolama.

Anteflexion : Antirefleksiyon. (patoloji) ileriye doğru eğilen (özellikle rahimle ilgili).

İngilizce Flexions Türkçe anlamı, Flexions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flexions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stretches : Aralıksız süre. Esnemek. Gerginlik. Genişleme. Esneklik. Yetmek. Gerinme. Süre. Germek.

Hunch : Eğmek. Kambur. Omuzlamak. Bükmek. Topak. Hissikablelvuku. Kamburlaştırmak. Önsezi. Çömelmek.

Console : Teselli etmek. Klavye. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İşletmen uçbirimi. Kumanda paneli. Avunmak. Konsol. Avundurmak. İşletim masası.

Folding : Katlanan. Kırma. Katlama. Katlanır. Yerkabuğunun oluşum evreleri boyunca, yer teknelerinde birikerek kalın katmanlar oluşturan tortuların, içgüçlerin yarattığı yan basınçlarla sıkışıp sertleşerek, dalgalı bir yüzey durumunda yükselmeleri olayı. bk. kıvrımlı dağlar. Açılır kapanır. Kıvrılma. Paftalama. Portatif.

Cantilever : Manivela. Konsol. Dirsekli. Sundurma. Konsol yapmak. Dirsekli bir kol. Çıkma. Destek.

Cantilevering : Konsol. Çıkma. Dirsekli bir kol. Destek. Manivela. Konsol yapmak. Sundurma. Dirsekli.

Laid : Gösterilmiş. Sebep olmuş. Serili. Konulmuş. Düşmüş. Havuza yatırılmış. Serilmiş. Arması soyulmuş. Yatıştırılmış. Atılmış.

Inflexions : Çekim. Bükün. Ses tonunun değişmesi. Sesin perdesini değiştirme. Tasrif. Kıvrılma. Sesin yükselip alçalması.

Curvature of field : Alan sapması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alan kavisi. En seçik görüntünün noktalarını düz bir yüzeyde değil, değirmi bir yüzeyde veren mercek kusuru.

 

Flexions synonyms : flexures, becoming warped, flowing, accidence, gape, distentions, inclosure, distorsion, inflection, deflections, curvature, twistings, flexural, curved, wrenching, flow, frizzes, ricking, rick, coigns, elbow, crispation, convolutions, crooking, distortion, bracket, the twist, sprain, twist, crasis, stretch, shimmying, ricks.

Flexions zıt anlamlı kelimeler, Flexions kelime anlamı

Straight : Düzgün. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz hat. Düzlük. Kent. Eşcinsel olmayan kimse. Düz (çizgi). Doğru. Yarış çizgisi. Düz.

Extension : Uzatılma. Ek süre. İlave. Ekleme. Yayma. Talim veya terbiye. Germe, açma. uzatma. Uzantı. Bir alacak ya da borç belgitinin altına aktarımı yapılmak ve imzalanmak amacıyla eklenen boş kağıt. Ekstensiyon.