Inflexions türkçesi Inflexions nedir

Inflexions ingilizcede ne demek, Inflexions nerede nasıl kullanılır?

Point of inflexion : Bir eğrinin içbükeylikten dışbükeyliğe (ya da karşıtı) döndüğü nokta. Dönüm noktası.

Inflexion : Kıvrılma. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçe bükme veya bükülme. Eğilme. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. İnfleksiyon. Büküm. Sesin yükselip alçalması. Bükülme. Ses tonunun değişmesi.

Inflexional : Bükümlü. Bükünlü. Çekime ait.

Inflexibility : Sıkı sıkıya bağlılık. Bükülmezlik. Katılık. Kararlılık. Sertlik. Azim. Esneksizlik. Eğilmezlik.

 

Inflexible : Değişmez. Bükülmez. Kalıplaşmış. Sert. İnatçı. Hiç esnek davranmayan. Sebatlı. Kararlı. Yavuz. Eğilmez.

Inflexus : İnfleksus. Kavis, büklüm, kıvrım.

Inflexive : Bükünlü. Çekim ile ilgili (gramer). Bükün ile ilgili. Esnek olmayan.

Inflexibly : Kararlı bir biçimde. Kararlı bir şekilde. Katı bir şekilde. Eğilmez bir şekilde. Esnek olmayan bir şekilde. Bükülmez bir şekilde. Eğilmez. İnatçı bir şekilde. Dediğim dedik bir şekilde. Sertçe.

Become inflexible : Sertleşmek.

Inflexibleness : Boyun eğmezlik. Kararlılık. İnatçılık. Sertlik. Esnek olmama durumu. Dediğim dediklik. Eğilmezlik. Katılık. Bükülmemezlik.

İngilizce Inflexions Türkçe anlamı, Inflexions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inflexions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drafting : Çizim. Teknik resim. Müsvedde. Sanatsal çizimler veya şablonlar. Mekanik çizim. İlk versiyonun bir tasarlaması. Çekme. Yudum.

Deflection : Yön değiştirme. Salgı. Defleksion. Dönme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı ya da almaçta, taramanın düzgün olarak gerçekleşebilmesi için, elektron demetinin yatay ya da düşey olarak yön değiştirmesinin sağlanması. Sapma. (yön) saptırma.

Torsion : Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği. Torziyon. Burulum. Burma. Çember biçiminde dönme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi. Burulma. Burulma açısı. Bükme, burma, bükülme, burkulma, dönme ameliyattan sonra kan akıntısını durdurmak için bir damarın kesik ucunu bükme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi. Bükme.

 

Folding : Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Önce yatay durumda olan katmanların, yandan gelen basınçlarla dalgalı bir biçim almaları olayı. Kırma. Katlanır. Bir sayının başka bir sayıyla çarpıldığında ya da sağa iler- lendiğinde kaç kez arttığını gösteren dizgesel özellik. Yerkabuğunun oluşum evreleri boyunca, yer teknelerinde birikerek kalın katmanlar oluşturan tortuların, içgüçlerin yarattığı yan basınçlarla sıkışıp sertleşerek, dalgalı bir yüzey durumunda yükselmeleri olayı. bk. kıvrımlı dağlar. Açılır kapanır. Katlama. Katlanma.

Affinity : Eğilim. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Akrabalık. Sevgi. İlgi. Affinite. Başka bir özdeği çekme, onunla birleşme eğilimi. Benzerlik. İlişki. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. iki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. ilgi, eğilim, cazibe, meyil.

Deflections : Yön değiştirme. Defleksiyon. Bel verme. Defleksion. Sapma. Salgı. (yön) saptırma. Dönme.

Laid : Atılmış. Ayarlanmış. Yerleştirilmiş. Havuza yatırılmış. Serilmiş. Yatıştırılmış. Yatay konuma getirilmiş. Gösterilmiş. Konulmuş.

Curling : Kıvrımlara sahip. Kıvırma. Saç kıvırma. Kıvrım. Kenar kıvırma. Bükme. Kaydırmaca izi.

Writhed : Kıvırmak. Kıvrandırmak. Bükünmek. Acıdan kıvranmak. Debelenmek. Kıvranmak.

Twistings : Bükücü. Burulma. Döndürme. Yılankavi. Burma. Dolambaçlı. Bükme. Dalkavukluk. Torsiyon.

Inflexions synonyms : grammatical relation, hunch, bending, flexure, the twist, appeal, conjugation, wreaths, attractions, attraction, choice, curvature, declination, declensions, writhe, distortion, ruga, inflexion, flection, draftings, contortions, deflexion, twisting, pluralization, flexural, draw, inflection, distorsion, pluralisation, torsions, bendings, coiling, paradigm.