Stretches türkçesi Stretches nedir

Stretches ile ilgili cümleler

English: This material stretches easily.
Turkish: Bu malzeme kolayca esner.

Stretches ingilizcede ne demek, Stretches nerede nasıl kullanılır?

Backstretches : Bir yarış parkurunun arka bölümü.

Homestretches : Son aşama. Son düzlük (yarış).

Outstretches : Yayılmak. Uzanmak. Uzatmak. Geçmek. Aşmak. Sereserpe uzanmak.

Overstretches : Aşırı germe. Aşırı germek.

Stretched : Gerili. Gergin. Gerilmiş. Uzatılmış.

Be stretched tight : Kasılmak.

Stretcher strains : Luder bantları. Germe gerinimleri. Luders çizgileri.

Be stretchered : Sedyeye konulmak. Sedyede taşınmak. Yaralanmadan dolayı sedye üzerinde taşınmak (özellikle bir spor karşılaşması sırasında).

Be stretchered out of court : Bir spor karşılaşmasını yaralanmadan dolayı sedye üzerinde terk etmek. Sahayı sedye üzerinde terk etmek.

Stretched out : Esnetmek. Alabildiğine uzatmak (uzuvlarını). Uzatmak (kollar veya bacaklar). Uzanmak. Boylu boyunca uzanmak. Germek. Uzatmak.

İngilizce Stretches Türkçe anlamı, Stretches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stretches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Amplify : Yükseltmek. Kuvvetlendirmek. Genişletmek. Güçlendirmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Geniş olarak açıklamak. Gücünü artırmak. (sesi) artırmak. Yükseltmek (ses).

Elasticity : Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elastikiyet. Elastısıte. Yapağının gerildikten sonra tekrar önceki pozisyonuna veya uzunluğuna geri dönebilme yeteneği. Enine elastisite modülü. Bir fonksiyonel ilişkide, diğer bağımsız değişkenler sabitken, bağımsız bir değişkendeki yüzde değişmenin bağımlı değişkende yarattığı yüzde değişmeyi ölçen, yani bağımlı değişkendeki oransal değişmenin bağımsız değişkendeki oransal değişmeye oranı biçiminde ifade edilen duyarlılık katsayısı. Elastisite. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalma durumu. Elastiklik.

Continueing : Sürdürmek. Devam ettirmek. Olagelmek. Dayanmak. Devam etmek. Sürmek. Devamı gelmek. İdame etmek.

Aggrandizes : Yüceltmek. Artırmak. Abartmak. Çoğaltmak.

Give : Bel vermek. Bulaştırmak. Gitmek. Düzenlemek. Dogruluğunu kabullenmek. Vermek. Yapıvermek. Uçlanmak.

Yawn : Esneyerek söylemek. Derin bir çukur açmak. Çok sıkıcı. Nefes vermeyi takiben ağzın genişçe açılıp ağız boşluğunun yutağa kadar görülmesi biçiminde uzun bir nefes alma olayı. Genişlemek. Açılmak. Yarılmak.

Belaboured : Üzerinde fazla durmak. Benzetmek. Pataklamak. Kötü dövülmüş. Dövmek. Benzetilmiş. Pataklanmış. Saldırıya uğramış. Saldırılmış.

Aggrandise : Zenginliğini çoğaltmak. Artırmak. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Daha büyük yapmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Genişletmek. Yüceltmek.

 

Drew : Yaklaşmak. Düzenlemek. Çizmek. Çekilen. Kazanmak. Devam etmek. Resmetmek. Keşide etmek. Yazmak. Kura çekmek.

Stretches synonyms : stretch along, stretch oneself out, belabour, spread eagle, stretch oneself, bulges, rack, continuation, durations, skittishness, rotors, answer, elongation, lengthen, flexibleness, tensing, rotor, lifts, pliancies, have a stretch, extend, be a father to, add, attain, limpness, gaped, tauten, constringe, last, concourse, contango, ballooning, belabors.

Stretches zıt anlamlı kelimeler, Stretches kelime anlamı

Relax : Dinlenmek. Rahatlamak. Yumuşamak. Gevşeyip dinlenmek. Hafifletmek. Dinlendirmek. Gevşemiş. Hafiflemek. Gevşetmek. Relaks.

Inflexible : Değişmez. Kararlı. Sert. Sebatlı. Yavuz. Eğilmez. İnatçı. Bükülmez. Hiç esnek davranmayan. Boyun eğmez.

Stretches antonyms : unstrain.