Stretched türkçesi Stretched nedir
- Gerilmiş.
- Gergin.
- Gerili.
- Uzatılmış.
Stretched ile ilgili cümleler
English: Dad stretched after dinner.
Turkish: Babam akşam yemeğinden sonra gerindi.
English: Ali stretched out his legs.
Turkish: Ali bacaklarını uzattı.
English: He stretched and took a deep breath.
Turkish: Gerindi ve derin bir nefes aldı.
English: Ali was stretched out on a sofa.
Turkish: Ali bir kanepeye uzandı.
English: Ali was stretched out on the floor.
Turkish: Ali yere uzandı.
Stretched ingilizcede ne demek, Stretched nerede nasıl kullanılır?
Stretched hanging : Gergin kollarla asılma. Gergin asılma.
Stretched out : Uzatmak (kollar veya bacaklar). Esnetmek. Uzanmak. Uzatmak. Germek. Boylu boyunca uzanmak. Alabildiğine uzatmak (uzuvlarını).
Be stretched tight : Kasılmak.
Be stretched : Gerilmek.
Outstretched : Uzatılmış. Gerilmiş. Uzanmış. Açık.
Overstretched : Aşırı germek. Aşırı germe.
Stretcher bearer : Teskereci. Sedye taşıyan hastabakıcı.
Stretcher : Gergi. Gerici. Oturak (kayık). Sedye. Hatıl. Teskere. Kasnak. Teskere (inşaat). Tuval. Gerdirme tertibatı.
Be stretchered : Sedyede taşınmak. Yaralanmadan dolayı sedye üzerinde taşınmak (özellikle bir spor karşılaşması sırasında). Sedyeye konulmak.
Stretchers : Hatıl. Gergi. Tuval. Kasnak. Teskere. Ayakkabı kalıbı. Teskere (inşaat). Gerici. Gerdirme tertibatı. Oturak (kayık).
İngilizce Stretched Türkçe anlamı, Stretched eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stretched ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ants in the pants : Ayağına diken batmış gibi olmak. Yerinde duramayan. Huzursuz. Hareketsiz oturamayan.
Goosier : Gıdıklamaya duyarlı. Kaza ait veya ilgili. Tedirgin. Ahmak. Kaza benzeyen. Aptal. Kaza özgü. Kaz gibi. Sinirli. (argo terim) gıdıklanır.
Edgy : Sinirleri gergin. Stresli. Hatları açığa çıkaran. Belirgin hatlı. Alışılmışa meydan okuyan. Huzursuz. Keskin kenarlı. Alıngan. Heyecanlı.
Handed : Elli. Getirilen. El ile kullanıma uygun. Eli olan.
Prolonged : Uzun. Uzatılan. Uzun süreli. Uzun süredir devam eden. Temdit edilmiş. Sürekli. Uzatmalı.
Goosiest : Kaz gibi. Aptal. Tedirgin. Sinirli. Kaza ait veya ilgili. Kaza benzeyen. Gıdıklamaya duyarlı. Kaza özgü. Ahmak.
Flexile : Uysal. Esnek. Hareket kabiliyeti yüksek. Değişken. Bükülür. Yumuşak başlı.
Jittery : Asabi. Gergin (kimse). Çok sinirli. Sinirli. Siniri tepesinde. Korku içinde.
Lengthened : Uzamak. Sulandırmak. Uzatmak.
Goosy : Kaza benzeyen. Gıdıklamaya duyarlı. Aptal. (argo terim) gıdıklanır. Kaza özgü. Kaza ait veya ilgili. Tedirgin. Ahmak. Kaz gibi. Sinirli.
Stretched synonyms : in a dither, edgier, tense, tauter, extensive, elongated, geared up, farfetched, tensed, tauts, tautened, strained, fraught, taut, tensing, tensest, extended, stressed, drawn, wired, highly strung, intense, under a strain, tautest, tenser, renewed, outstretched, flexible, high strung, edgiest.
Stretched zıt anlamlı kelimeler, Stretched kelime anlamı
Inflexible : Değişmez. Yavuz. Sert. Bükülmez. Eğilmez. Sebatlı. Kararlı. Boyun eğmez. Kalıplaşmış. Hiç esnek davranmayan.
Unextended : Uzatılmamış. Genişletilmemiş.

Bu kısımda Stretched kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stretched ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stretched anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stretched ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.