Stretched out türkçesi Stretched out nedir

Stretched out ile ilgili cümleler

English: Ali was stretched out on the floor.
Turkish: Ali yere uzandı.

English: Ali stretched out his legs.
Turkish: Ali bacaklarını uzattı.

English: He stretched out his arm to take the book.
Turkish: O, kitabı almak için kolunu uzattı.

English: Jale, frightened, stretched out her arms to hold me.
Turkish: Jale korktu, beni tutmak için kollarını uzattı.

English: Ali was stretched out on a sofa.
Turkish: Ali bir kanepeye uzandı.

Stretched out ingilizcede ne demek, Stretched out nerede nasıl kullanılır?

Stretched : Gerilmiş. Gerili. Uzatılmış. Gergin.

Out : Bayılmak. Kovmak. Dışarı. Çıkarmak. Ortaya çıkmak. Dışarı çıkarmak. Kendini belli etmek. Çıkış. Nakavt etmek. Meydana çıkmak.

Stretched hanging : Gergin kollarla asılma. Gergin asılma.

A good scout : Yardımsever kimse.

About : Orada burada. Üzerine. Muhiten. Aksi yöne. Civarında. Yaklaşık. Şurada burada. Hemen hemen. Üzere. Üstünde.

Act out : Davranışlarla göstermek. Dışa vurmak. Davranışlarıyla ortaya koymak. Yaramazlık yapmak. (rol) canlandırmak. Haylazlık yapmak.

İngilizce Stretched out Türkçe anlamı, Stretched out eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stretched out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lengthen : Daha uzun yapmak. Uzamak. Sulandırmak.

Continues : Devam ettirmek. Ertelemek. Sürmek. Devamı gelmek. Uzamak. İdame etmek. Sürdürmek. Kalmak. Dayanmak.

Belabored : Saldırıya uğramış. Üzerinde fazla durmak. Benzetmek. Lafı uzatmak. Pataklamak. Çok uzatmak. Benzetilmiş. Pataklanmış. Saldırılmış.

Recline : Yaslamak. Arkaya dayanmak. Yatmak. Dayamak. Yaslanmak. Arkaya yatmak. Dayanmak. Birbirine dayamak.

Kip : Misafirhane. Kestirme. Surat. Uyku. Yatmak. Pansiyon. Şekerleme. Şekerleme yapmak. Kestirmek.

Lift : Yükseltmek. İner-çıkar. Kalkmak. Yürütmek. Çalmak. Yükselmek. Havalanmak. Yukarı kaldırmak. Topraktan çıkarmak.

Kips : Uyuklama. 1000 libre ya da paundluk bir ağırlık birimi. Şekerleme. Uyumak. Yatak. Misafirhane. Surat. Pansiyon. Yatmak.

Reclines : Yaslanmak. Dayamak. Arkaya yatmak. Birbirine dayamak. Dayanmak. Arkaya dayanmak. Yaslamak. Yatmak.

Drag out : Gereksiz yere uzamak. Bir olayı uzatmak. Zorla söyletmek. Sürüncemede bırakmak. Ağzından laf almak. Uzun tutmak. Sızdırmak.

Stretched out synonyms : lain, clamp, distends, jut, bend, draw out, racked, belaboring, bends, constringe, hang on, distend, flex, lifts, stretch out, continue, flexing, belabors, cause to yawn, distending, aggrandise, belaboured, hung on, go to, carry over, add, lengthens, juts, be couched, drew, hand up, augments, augment.